<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>KARŞI DUVAR</title>
	<atom:link href="http://www.karsiduvar.com/?feed=rss2" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.karsiduvar.com</link>
	<description>Bu duvara yazı yazmak serbest</description>
	<lastBuildDate>Thu, 19 Aug 2010 05:06:37 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.8.4</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Sır Kitabından 100 Alıntı &#8211; The Secret</title>
		<link>http://www.karsiduvar.com/?p=551</link>
		<comments>http://www.karsiduvar.com/?p=551#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 19 Aug 2010 05:06:37 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.karsiduvar.com/?p=551</guid>
		<description><![CDATA[






<p style="MARGIN-BOTTOM: 0cm" align="justify">Hepimiz tek bir sınırsız güç ile çalışırız.</p>


<p style="MARGIN-BOTTOM: 0cm" align="justify">Sır, Çekim Yasasıdır.</p>


<p style="MARGIN-BOTTOM: 0cm" align="justify">Zihninizden ne geçiriyorsanız, onu çekersiniz.</p>


<p style="MARGIN-BOTTOM: 0cm" align="justify">Bizler mıknatıs gibiyiz &#8211; benzer benzeri çeker. Düşündüğünüz şey olursunuz ve düşündüğünüzü çekersiniz.</p>




<p style="MARGIN-BOTTOM: 0cm" align="justify">Her düşüncenin bir frekansı vardır. Düşünceler manyetik enerji gönderirler.</p>


<p style="MARGIN-BOTTOM: 0cm" align="justify">İnsanlar arzu etmedikleri şeyleri düşünürler [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<!-- AdSense Now! V1.83 -->
<!-- Post[count: 3] -->
<div class="adsense adsense-leadin" style="text-align:center;margin: 12px;"><script type="text/javascript"><!--
google_ad_client = "pub-1261382842044925";
/* 468x60, oluşturulma 08.12.2007 */
google_ad_slot = "4375059199";
google_ad_width = 468;
google_ad_height = 60;
//-->
</script>
<script type="text/javascript"
src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js">
</script></div><ol>
<li>
<p style="MARGIN-BOTTOM: 0cm" align="justify"><strong><span style="color: #000000;"><span style="font-size: medium;">Hepimiz tek bir sınırsız güç ile çalışırız.</span></span></strong></p>
</li>
<li>
<p style="MARGIN-BOTTOM: 0cm" align="justify"><strong><span style="color: #000000;"><span style="font-size: medium;"><em>Sır, Çekim Yasası</em></span></span></strong><strong><span style="color: #000000;"><span style="font-size: medium;">dır.</span></span></strong></p>
</li>
<li>
<p style="MARGIN-BOTTOM: 0cm" align="justify"><strong><span style="color: #000000;"><span style="font-size: medium;">Zihninizden ne geçiriyorsanız, onu çekersiniz.</span></span></strong></p>
</li>
<li>
<p style="MARGIN-BOTTOM: 0cm" align="justify"><strong><span style="color: #000000;"><span style="font-size: medium;">Bizler mıknatıs gibiyiz &#8211; benzer benzeri çeker. Düşündüğünüz şey olursunuz ve düşündüğünüzü çekersiniz.<span id="more-551"></span></span></span></strong></p>
</li>
</ol>
<ol>
<li>
<p style="MARGIN-BOTTOM: 0cm" align="justify"><strong><span style="color: #000000;"><span style="font-size: medium;">Her düşüncenin bir frekansı vardır. Düşünceler manyetik enerji gönderirler.</span></span></strong></p>
</li>
<li>
<p style="MARGIN-BOTTOM: 0cm" align="justify"><strong><span style="color: #000000;"><span style="font-size: medium;">İnsanlar arzu etmedikleri şeyleri düşünürler ve arzu etmedikleri şeylerin daha çoğunu çekerler.</span></span></strong></p>
</li>
<li>
<p style="MARGIN-BOTTOM: 0cm" align="justify"><strong><span style="color: #000000;"><span style="font-size: medium;">Düşünce = yaratım. Eğer bu düşünceler güçlü duygulara bağlı ise, o duygu yaratımı hızlandırır.</span></span></strong></p>
</li>
<li>
<p style="MARGIN-BOTTOM: 0cm" align="justify"><strong><span style="color: #000000;"><span style="font-size: medium;">Baskın olan düşüncelerinizi çekersiniz.</span></span></strong></p>
</li>
<li>
<p style="MARGIN-BOTTOM: 0cm" align="justify"><strong><span style="color: #000000;"><span style="font-size: medium;">Her zaman hastalıktan söz edenler hasta olurlar, her zaman bolluktan söz edenler bolluk içinde olurlar, vs.</span></span></strong></p>
</li>
<li>
<p style="MARGIN-BOTTOM: 0cm" align="justify"><strong><span style="color: #000000;"><span style="font-size: medium;">Bu &#8220;istekli&#8221; düşünmek değildir.</span></span></strong></p>
</li>
<li>
<p style="MARGIN-BOTTOM: 0cm" align="justify"><strong><span style="color: #000000;"><span style="font-size: medium;">İçine zihnin girmediği bir evrene sahip olamazsınız.</span></span></strong></p>
</li>
<li>
<p style="MARGIN-BOTTOM: 0cm" align="justify"><strong><span style="color: #000000;"><span style="font-size: medium;">Düşüncelerinizi dikkatle seçin; siz yaşamınızın şaheseri, başyapıtısınız.</span></span></strong></p>
</li>
<li>
<p style="MARGIN-BOTTOM: 0cm" align="justify"><strong><span style="color: #000000;"><span style="font-size: medium;">Düşüncelerin realiteye anında tezahür etmemesi Ok&#8217;dir (eğer bir filin resmini görseydik ve fil anında ortaya çıksaydı, bu çok erken olurdu) </span></span></strong></p>
</li>
<li>
<p style="MARGIN-BOTTOM: 0cm" align="justify"><strong><span style="color: #000000;"><span style="font-size: medium;">Yaşamınızda kendinize çektiğiniz HERŞEY bu gerçeğin doğru olduğun kabul eder.</span></span></strong></p>
</li>
<li>
<p style="MARGIN-BOTTOM: 0cm" align="justify"><strong><span style="color: #000000;"><span style="font-size: medium;">Düşünceleriniz, hislerinize neden olur.</span></span></strong></p>
</li>
<li>
<p style="MARGIN-BOTTOM: 0cm" align="justify"><strong><span style="color: #000000;"><span style="font-size: medium;">Duygularımızın arkasındaki tüm &#8220;nedenleri&#8221; karmakarışık etmeye gereksinimimiz yok. İki kategori var, iyi hisler ve kötü hisler.</span></span></strong></p>
</li>
<li>
<p style="MARGIN-BOTTOM: 0cm" align="justify"><strong><span style="color: #000000;"><span style="font-size: medium;">İyi hisler getiren düşünceler doğru yolda olduğunuz anlamına gelir. Kötü hisler getiren düşünceler doğru yolda olmadığınız anlamına gelir.</span></span></strong></p>
</li>
<li>
<p style="MARGIN-BOTTOM: 0cm" align="justify"><strong><span style="color: #000000;"><span style="font-size: medium;">Düşündüğünüz şey her ne olursa olsun, gerçekleşme sürecinde olanın mükemmel bir yansımasıdır.</span></span></strong></p>
</li>
<li>
<p style="MARGIN-BOTTOM: 0cm" align="justify"><strong><span style="color: #000000;"><span style="font-size: medium;">HİSSETTİĞİNİZ şeyi tam olarak elde edersiniz.</span></span></strong></p>
</li>
<li>
<p style="MARGIN-BOTTOM: 0cm" align="justify"><strong><span style="color: #000000;"><span style="font-size: medium;">Mutlu hisler daha çok mutlu durumları çeker.</span></span></strong></p>
</li>
<li>
<p style="MARGIN-BOTTOM: 0cm" align="justify"><strong><span style="color: #000000;"><span style="font-size: medium;">Arzu ettiğiniz şeyi hissetmekle (orda olmasa bile) başlayabilirsiniz. Evren şarkınızın doğasına karşılık verecektir.</span></span></strong></p>
</li>
<li>
<p style="MARGIN-BOTTOM: 0cm" align="justify"><strong><span style="color: #000000;"><span style="font-size: medium;">Düşünce ve hislerinizde neye odaklanırsanız, deneyiminize onu çekersiniz.</span></span></strong></p>
</li>
<li>
<p style="MARGIN-BOTTOM: 0cm" align="justify"><strong><span style="color: #000000;"><span style="font-size: medium;">Düşündüğünüz ve hissettiğiniz şey ve tezahür eden şey DAİMA birbirine uyar. İstisna yoktur.</span></span></strong></p>
</li>
<li>
<p style="MARGIN-BOTTOM: 0cm" align="justify"><strong><span style="color: #000000;"><span style="font-size: medium;">Farkındalığınızı değiştirin.</span></span></strong></p>
</li>
<li>
<p style="MARGIN-BOTTOM: 0cm" align="justify"><strong><span style="color: #000000;"><span style="font-size: medium;">&#8220;Siz ilerlerken kendi evreninizi yaratırsınız&#8221; Winston Churchill</span></span></strong></p>
</li>
<li>
<p style="MARGIN-BOTTOM: 0cm" align="justify"><strong><span style="color: #000000;"><span style="font-size: medium;">İyi hissetmek önemlidir.</span></span></strong></p>
</li>
<li>
<p style="MARGIN-BOTTOM: 0cm" align="justify"><strong><span style="color: #000000;"><span style="font-size: medium;">Neşeli olan bir şeyi düşünerek veya bir şarkı söyleyerek ya da mutlu bir deneyimi hatırlayarak anında duygunuzu değiştirebilirsiniz.</span></span></strong></p>
</li>
<li>
<p style="MARGIN-BOTTOM: 0cm" align="justify"><strong><span style="color: #000000;"><span style="font-size: medium;">Bunun usulünü öğrendiğinizde, onu bilmeden önce, yaratıcı olduğunuzu BİLİRSİNİZ.</span></span></strong></p>
</li>
<li>
<p style="MARGIN-BOTTOM: 0cm" align="justify"><strong><span style="color: #000000;"><span style="font-size: medium;">Yaşam olağanüstü olabilir ve olmalıdır ve siz Çekim Yasasını bilinçli olarak uyguladığınız zaman, yaşam olağanüstü olur. </span></span></strong></p>
</li>
<li>
<p style="MARGIN-BOTTOM: 0cm" align="justify"><strong><span style="color: #000000;"><span style="font-size: medium;">Evren kendisini buna göre yeniden – düzenler.</span></span></strong></p>
</li>
<li>
<p style="MARGIN-BOTTOM: 0cm" align="justify"><strong><span style="color: #000000;"><span style="font-size: medium;">Tüm arzularınız için şu cümleyi kullanarak başlayın: &#8220;Şimdi çok mutluyum ve minnettarım&#8221;</span></span></strong></p>
</li>
<li>
<p style="MARGIN-BOTTOM: 0cm" align="justify"><strong><span style="color: #000000;"><span style="font-size: medium;">Evrenin kendisini NASIL yeniden düzenleyeceğini bilmek zorunda değilsiniz.</span></span></strong></p>
</li>
<li>
<p style="MARGIN-BOTTOM: 0cm" align="justify"><strong><span style="color: #000000;"><span style="font-size: medium;">Çekim Yasası, basitçe ona ŞİMDİ sahip olma pozitif hislerini üreten şeyi kendiniz için anlamaktır.</span></span></strong></p>
</li>
<li>
<p style="MARGIN-BOTTOM: 0cm" align="justify"><strong><span style="color: #000000;"><span style="font-size: medium;">Arzu ettiğiniz şeye daha hızlı ulaşmanıza yardım edecek ilham edilmiş bir düşünce veya fikir alabilirsiniz.</span></span></strong></p>
</li>
<li>
<p style="MARGIN-BOTTOM: 0cm" align="justify"><strong><span style="color: #000000;"><span style="font-size: medium;">Evren SÜRATİ sever. Ertelemeyin, ikinci bir tahminde bulunmayın,şüpheye düşmeyin.</span></span></strong></p>
</li>
<li>
<p style="MARGIN-BOTTOM: 0cm" align="justify"><strong><span style="color: #000000;"><span style="font-size: medium;">Fırsat çıktığında EYLEME GEÇİN.</span></span></strong></p>
</li>
<li>
<p style="MARGIN-BOTTOM: 0cm" align="justify"><strong><span style="color: #000000;"><span style="font-size: medium;">İstediğiniz her şeyi çekersiniz- para, insanlar, bağlantılar.Önünüze neyin getirildiğine DİKKAT EDİN.</span></span></strong></p>
</li>
<li>
<p style="MARGIN-BOTTOM: 0cm" align="justify"><strong><span style="color: #000000;"><span style="font-size: medium;">Hiçbir şeyiniz olmadan başlayabilirsiniz, hiçbir yolunuz olmayabilir, size bir YOL sunulacaktır.</span></span></strong></p>
</li>
<li>
<p style="MARGIN-BOTTOM: 0cm" align="justify"><strong><span style="color: #000000;"><span style="font-size: medium;">NE KADAR ZAMANDA? Zamanla ilgili kural yoktur, pozitif hislerinize ne kadar çok hizalanırsanız, daha hızlı gerçekleşir.</span></span></strong></p>
</li>
<li>
<p style="MARGIN-BOTTOM: 0cm" align="justify"><strong><span style="color: #000000;"><span style="font-size: medium;">Boyut evren için önemli değildir (arzu ettiğiniz sınırsız bolluk ise). Büyüklük ve zaman ile ilgili kuralları kendimiz koyarız.</span></span></strong></p>
</li>
<li>
<p style="MARGIN-BOTTOM: 0cm" align="justify"><strong><span style="color: #000000;"><span style="font-size: medium;">Evrene göre kural yoktur: ona şimdi sahip olduğunuzun hislerini sunarsınız, evren de buna yanıt verir.</span></span></strong></p>
</li>
<li>
<p style="MARGIN-BOTTOM: 0cm" align="justify"><strong><span style="color: #000000;"><span style="font-size: medium;">Çoğu insan düşüncelerinin çoğunu gözledikleri şeylere verirler (postadan gelecek faturalar, geç kalmak, kötü şansa sahip olmak, vs)</span></span></strong></p>
</li>
<li>
<p style="MARGIN-BOTTOM: 0cm" align="justify"><strong><span style="color: #000000;"><span style="font-size: medium;">Farklı daha iyi bir bakış açısı vasıtası ile, farklı bir yaklaşım bulmalısınız.</span></span></strong></p>
</li>
<li>
<p style="MARGIN-BOTTOM: 0cm" align="justify"><strong><span style="color: #000000;"><span style="font-size: medium;">&#8220;Olduğumuz her şey düşüncelerimizin sonucudur&#8221; &#8211; Buddha </span></span></strong></p>
</li>
<li>
<p style="MARGIN-BOTTOM: 0cm" align="justify"><strong><span style="color: #000000;"><span style="font-size: medium;">Yaşamınızın gidişatını değiştirmek için tam şimdi ne yapabilirsiniz? Minnettar olma.</span></span></strong></p>
</li>
<li>
<p style="MARGIN-BOTTOM: 0cm" align="justify"><strong><span style="color: #000000;"><span style="font-size: medium;">Minnettarlık yaşamınıza anında daha fazlasını getirir.</span></span></strong></p>
</li>
<li>
<p style="MARGIN-BOTTOM: 0cm" align="justify"><strong><span style="color: #000000;"><span style="font-size: medium;">Düşündüğümüz ve TEŞEKKÜR ettiğimiz şeyi meydana getiririz.</span></span></strong></p>
</li>
<li>
<p style="MARGIN-BOTTOM: 0cm" align="justify"><strong><span style="color: #000000;"><span style="font-size: medium;">Minnettar olduğunuz şeyler nedir? Minnettarlık hissedin, tam şimdi minnettar olduğunuz şeylere odaklanın.</span></span></strong></p>
</li>
<li>
<p style="MARGIN-BOTTOM: 0cm" align="justify"><strong><span style="color: #000000;"><span style="font-size: medium;">Zihninizde bu resimle oynayın &#8211; nıhai sonuca odaklanın.</span></span></strong></p>
</li>
<li>
<p style="MARGIN-BOTTOM: 0cm" align="justify"><strong><span style="color: #000000;"><span style="font-size: medium;">VİZÜALİZE EDİN! GÖZÜNÜZDE CANLANDIRIN! Geleceğinizin provasını yapın.</span></span></strong></p>
</li>
<li>
<p style="MARGIN-BOTTOM: 0cm" align="justify"><strong><span style="color: #000000;"><span style="font-size: medium;">GÖZÜNÜZDE CANLANDIRIN!.. Onu görün, hissedin! Burası eylemin başladığı yerdir.</span></span></strong></p>
</li>
<li>
<p style="MARGIN-BOTTOM: 0cm" align="justify"><strong><span style="color: #000000;"><span style="font-size: medium;">Sevinci hissedin. mutluluğu hissedin! </span></span></strong></p>
</li>
<li>
<p style="MARGIN-BOTTOM: 0cm" align="justify"><strong><span style="color: #000000;"><span style="font-size: medium;">Onaylayıcı bir düşünce negatif bir düşünceden 100 kat daha güçlüdür. </span></span></strong></p>
</li>
<li>
<p style="MARGIN-BOTTOM: 0cm" align="justify"><strong><span style="color: #000000;"><span style="font-size: medium;">&#8220;Bu gücün ne olduğunu söyleyemem. Tüm bildiğimi onun var olduğu&#8221; Alexander Graham Bell</span></span></strong></p>
</li>
<li>
<p style="MARGIN-BOTTOM: 0cm" align="justify"><strong><span style="color: #000000;"><span style="font-size: medium;">İşimiz &#8220;Nasıl&#8221; olacağına üzülmek değildir. &#8220;Nasıl&#8221; bağlılıktan ve inançtan çıkıp gelecektir.</span></span></strong></p>
</li>
<li>
<p style="MARGIN-BOTTOM: 0cm" align="justify"><strong><span style="color: #000000;"><span style="font-size: medium;">Nasıllar evrenin alanına girer. Evren her zaman siz ve rüyanız arasındaki en hızlı, en çabuk, en uyumlu yolu bilir. </span></span></strong></p>
</li>
<li>
<p style="MARGIN-BOTTOM: 0cm" align="justify"><strong><span style="color: #000000;"><span style="font-size: medium;">Eğer onu evrene havale ederseniz, verilen şeye şaşırırsınız ve gözünüz kamaşır. Bu sihir ve mucizelerin gerçekleştiği yerdir. </span></span></strong></p>
</li>
<li>
<p style="MARGIN-BOTTOM: 0cm" align="justify"><strong><span style="color: #000000;"><span style="font-size: medium;">Onu her gün evrene teslim edin, ama bu asla bir angarya olmamalı.</span></span></strong></p>
</li>
<li>
<p style="MARGIN-BOTTOM: 0cm" align="justify"><strong><span style="color: #000000;"><span style="font-size: medium;">Tüm süreçte keyifli hissedin: mutlu, coşkulu ve uyumlu.</span></span></strong></p>
</li>
<li>
<p style="MARGIN-BOTTOM: 0cm" align="justify"><strong><span style="color: #000000;"><span style="font-size: medium;">Gerçekten bu şekilde yaşayan insanlar ile tek fark, onlar bunu varoluş yolu olarak alışkanlık haline getirmişlerdir. </span></span></strong></p>
</li>
<li>
<p style="MARGIN-BOTTOM: 0cm" align="justify"><strong><span style="color: #000000;"><span style="font-size: medium;">Bunu her zaman yapmayı hatırlarlar.</span></span></strong></p>
</li>
<li>
<p style="MARGIN-BOTTOM: 0cm" align="justify"><strong><span style="color: #000000;"><span style="font-size: medium;">Görsel bir Pano yapın: Çekmeyi arzu ettiğiniz şeylerin resimleri. Her gün ona bakın ve zaten bu arzularınızın gerçekleştiğin hissine sahip olun.</span></span></strong></p>
</li>
<li>
<p style="MARGIN-BOTTOM: 0cm" align="justify"><strong><span style="color: #000000;"><span style="font-size: medium;">&#8220;İmgeleme her şeydir. Yaşamın gelen çekimlerinin ön izlemesidir&#8221; Albert Einstein.</span></span></strong></p>
</li>
<li>
<p style="MARGIN-BOTTOM: 0cm" align="justify"><strong><span style="color: #000000;"><span style="font-size: medium;">Neyi arzu ettiğinize karar verin, ona sahip olabileceğinize inanın, onu hak ettiğinize inanın, onun sizin için mümkün olduğuna inanın.</span></span></strong></p>
</li>
<li>
<p style="MARGIN-BOTTOM: 0cm" align="justify"><strong><span style="color: #000000;"><span style="font-size: medium;">Gözlerinizi kapatın ve arzu ettiğiniz şeye sahip olduğunuzu gözünüzde canlandırın &#8211; ve o hissi yaşayın.</span></span></strong></p>
</li>
<li>
<p style="MARGIN-BOTTOM: 0cm" align="justify"><strong><span style="color: #000000;"><span style="font-size: medium;">Zaten sahip olduğunuz şey için minnettar olmaya odaklanın. Bundan zevk alın! Sonra onu evrene salıverin. Evren onu tezahür ettirecektir.</span></span></strong></p>
</li>
<li>
<p style="MARGIN-BOTTOM: 0cm" align="justify"><strong><span style="color: #000000;"><span style="font-size: medium;">&#8220;İnsanın zihni neyi tasarlayabilirse, ona ulaşabilir&#8221; W. Clement Stone </span></span></strong></p>
</li>
<li>
<p style="MARGIN-BOTTOM: 0cm" align="justify"><strong><span style="color: #000000;"><span style="font-size: medium;">Eğer ulaşırsanız size büyük keyif verecek çok büyük bir hedef oluşturun.</span></span></strong></p>
</li>
<li>
<p style="MARGIN-BOTTOM: 0cm" align="justify"><strong><span style="color: #000000;"><span style="font-size: medium;">İlham edilmiş bir düşünceniz olduğunda, ona güvenmeli ve eyleme geçirmelisiniz.</span></span></strong></p>
</li>
<li>
<p style="MARGIN-BOTTOM: 0cm" align="justify"><strong><span style="color: #000000;"><span style="font-size: medium;">Nasıl daha refah içinde olursunuz? ONA NİYET EDİN!</span></span></strong></p>
</li>
<li>
<p style="MARGIN-BOTTOM: 0cm" align="justify"><strong><span style="color: #000000;"><span style="font-size: medium;">&#8220;Postadan düzenli olarak çekler geliyor&#8221; veya banka hesabınızı arzu ettiğiniz miktara değiştirin ve ona sahip olmanın hissini duyumsayın.</span></span></strong></p>
</li>
<li>
<p style="MARGIN-BOTTOM: 0cm" align="justify"><strong><span style="color: #000000;"><span style="font-size: medium;">Yaşam, TÜM alanlarda bolluk içinde olmak demektir.</span></span></strong></p>
</li>
<li>
<p style="MARGIN-BOTTOM: 0cm" align="justify"><strong><span style="color: #000000;"><span style="font-size: medium;">İçsel sevinç ve huzur hissini duyumsayın, sonra tüm dışsal şeyler ortaya çıkar. </span></span></strong></p>
</li>
<li>
<p style="MARGIN-BOTTOM: 0cm" align="justify"><strong><span style="color: #000000;"><span style="font-size: medium;">Bizler evrenimizin yaratıcılarıyız.</span></span></strong></p>
</li>
<li>
<p style="MARGIN-BOTTOM: 0cm" align="justify"><strong><span style="color: #000000;"><span style="font-size: medium;">İlişkiler: Kendinize, başkalarının size davranmasını istediğiniz gibi davranın, kendinizi sevin, sevilirsiniz.</span></span></strong></p>
</li>
<li>
<p style="MARGIN-BOTTOM: 0cm" align="justify"><strong><span style="color: #000000;"><span style="font-size: medium;">Kendinize karşı sağlıklı bir saygınız olsun.</span></span></strong></p>
</li>
<li>
<p style="MARGIN-BOTTOM: 0cm" align="justify"><strong><span style="color: #000000;"><span style="font-size: medium;">Düzenli olarak etkileşimde olduğunuz ve birlikte çalıştığınız kişiler için bir not defteri edinin ve o insanların her birinin pozitif yanlarını yazın.</span></span></strong></p>
</li>
<li>
<p style="MARGIN-BOTTOM: 0cm" align="justify"><strong><span style="color: #000000;"><span style="font-size: medium;">Onlarla ilgili en çok sevdiğiniz şeyleri yazın (onların değişmesini eklemeyin). Çekim Yasası, eğer frekanslarınız uyuşmazsa sizi birlikte aynı mekana yerleştirmez</span></span></strong></p>
</li>
<li>
<p style="MARGIN-BOTTOM: 0cm" align="justify"><strong><span style="color: #000000;"><span style="font-size: medium;">İyi hissetme potansiyelinizi kavradığınız zaman, iyi hissetmeniz için hiç kimseden farklı olmasını istemezsiniz.</span></span></strong></p>
</li>
<li>
<p style="MARGIN-BOTTOM: 0cm" align="justify"><strong><span style="color: #000000;"><span style="font-size: medium;">Dünyayı, arkadaşlarınızı, eşinizi, çocuklarınızı kontrol etme ihtiyacının biçimsiz olanaksızlıklarından kendinizi özgürleştirirsiniz.</span></span></strong></p>
</li>
<li>
<p style="MARGIN-BOTTOM: 0cm" align="justify"><strong><span style="color: #000000;"><span style="font-size: medium;">Realitenizi yaratan sadece sizsiniz.</span></span></strong></p>
</li>
<li>
<p style="MARGIN-BOTTOM: 0cm" align="justify"><strong><span style="color: #000000;"><span style="font-size: medium;">Başka hiç kimse sizin için düşünemez veya hissedemez. Sadece SİZ.</span></span></strong></p>
</li>
<li>
<p style="MARGIN-BOTTOM: 0cm" align="justify"><strong><span style="color: #000000;"><span style="font-size: medium;">Sağlık: kendi sağlığınız için evrene teşekkür edin. Gülün. Stressiz mutluluk sizi sağlıklı tutar.</span></span></strong></p>
</li>
<li>
<p style="MARGIN-BOTTOM: 0cm" align="justify"><strong><span style="color: #000000;"><span style="font-size: medium;">Bağışıklık sisteminiz kendisini iyileştirir.</span></span></strong></p>
</li>
<li>
<p style="MARGIN-BOTTOM: 0cm" align="justify"><strong><span style="color: #000000;"><span style="font-size: medium;">Bedenimizin parçaları her gün, her hafta vs değişir. Birkaç yıli çinde yepyeni bir bedene sahip oluruz.</span></span></strong></p>
</li>
<li>
<p style="MARGIN-BOTTOM: 0cm" align="justify"><strong><span style="color: #000000;"><span style="font-size: medium;">Kendinizi yeni bir bedende yaşarken görün. Umutlu = sağlıklı.Mutlu= daha mutlu biyokimya. Stres bedeni olumsuz etkiler.</span></span></strong></p>
</li>
<li>
<p style="MARGIN-BOTTOM: 0cm" align="justify"><strong><span style="color: #000000;"><span style="font-size: medium;">Bedenden stresi atın, beden kendini yeniler. Kendinizi iyileştirebilirsiniz.</span></span></strong></p>
</li>
<li>
<p style="MARGIN-BOTTOM: 0cm" align="justify"><strong><span style="color: #000000;"><span style="font-size: medium;">Dingin olmayı öğrenin, dikkatinizi arzu ettiğiniz şeyden uzaklaştırın, dikkatinizi deneyimlemeyi arzu ettiğiniz şeye odaklayın.</span></span></strong></p>
</li>
<li>
<p style="MARGIN-BOTTOM: 0cm" align="justify"><strong><span style="color: #000000;"><span style="font-size: medium;">İçinizdeki ses ve vizyon dıştaki görüşlerden daha mükemmel ve berrak olduğunda, yaşamınızın üstadı olursunuz.</span></span></strong></p>
</li>
<li>
<p style="MARGIN-BOTTOM: 0cm" align="justify"><strong><span style="color: #000000;"><span style="font-size: medium;">Siz, dünyayı olmasını istediğiniz gibi yapmaya çalışmak için burada değilsiniz. Etrafınızda seçtiğiniz dünyayı yaratmak için buradasınız.</span></span></strong></p>
</li>
<li>
<p style="MARGIN-BOTTOM: 0cm" align="justify"><strong><span style="color: #000000;"><span style="font-size: medium;">Ve başkalarının görmeyi seçtiği dünyanın da var olmasına izin verin.</span></span></strong></p>
</li>
<li>
<p style="MARGIN-BOTTOM: 0cm" align="justify"><strong><span style="color: #000000;"><span style="font-size: medium;">İnsanlar, eğer herkes Çekim Yasasının gücünü bilirse, ortada yeterince olmayacağını düşünürler. Bu bizde kökleştirilmiş bir yalandır ve bir çok insanı açgözlü yapıyor.</span></span></strong></p>
</li>
<li>
<p style="MARGIN-BOTTOM: 0cm" align="justify"><strong><span style="color: #000000;"><span style="font-size: medium;">Gerçek şu ki, yeterli olandan çok sevgi, yaratıcı fikirler, güç, sevinç, mutluluk vardır.</span></span></strong></p>
</li>
<li>
<p style="MARGIN-BOTTOM: 0cm" align="justify"><strong><span style="color: #000000;"><span style="font-size: medium;">Tüm bu bolluk, kendi sonsuz doğasının farkında olan bir zihin vasıtası ile parıldamaya başlar. Herkes için yeteri kadar vardır. Bunu görün. Buna inanın. Sizin için çıkagelecektir.</span></span></strong></p>
</li>
<li>
<p style="MARGIN-BOTTOM: 0cm" align="justify"><strong><span style="color: #000000;"><span style="font-size: medium;">Arzu ettiğiniz her şeyi seçerken, realitenizin çeşitliliği sizi heyecanlandırsın ve tüm arzularınızın iyi hislerinin arkasında olun (destekleyin).</span></span></strong></p>
</li>
<li>
<p style="MARGIN-BOTTOM: 0cm" align="justify"><strong><span style="color: #000000;"><span style="font-size: medium;">Senaryonuzu yazın. Arzu etmediğiniz şeyler gördüğünüzde, onları düşünmeyin, onları yazın, onlarla konuşun, onları uzaklaştırın, dikkatinizi arzu edilmeyen şeylerden uzaklaştırın, arzu edilen şeylere odaklayın.</span></span></strong></p>
</li>
<li>
<p style="MARGIN-BOTTOM: 0cm" align="justify"><strong><span style="color: #000000;"><span style="font-size: medium;">Bizler enerjiyiz. Her şey enerjidir. HER ŞEY!..</span></span></strong></p>
</li>
<li>
<p style="MARGIN-BOTTOM: 0cm" align="justify"><strong><span style="color: #000000;"><span style="font-size: medium;">Kendinizi bedeninizle tanımlamayın&#8230; O evrendeki her şeye bağlı olan sonsuz bir varlıktır.</span></span></strong></p>
</li>
<li>
<p style="MARGIN-BOTTOM: 0cm" align="justify"><strong><span style="color: #000000;"><span style="font-size: medium;">Tek bir enerji alanı. Bedenlerimiz dikkatimizi enerjimizden ayırdı. Bizler ortaya konan olasılıkların, yaratıcı gücün sonsuz alanıyız. </span></span></strong></p>
</li>
<li>
<p style="MARGIN-BOTTOM: 0cm" align="justify"><strong><span style="color: #000000;"><span style="font-size: medium;">Düşünceleriniz sizin için değerli mi? Eğer değilse &#8211; ŞİMDİ onları değiştirmenin zamanıdır. Tam şimdi bulunduğunuz yerden başlayabilirsiniz. Bu andan ve dikkatinizi verdiğiniz şeyden daha önemli bir şey yoktur.</span></span></strong></p>
</li>
</ol>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.karsiduvar.com/?feed=rss2&amp;p=551</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Biliyormuydunuz</title>
		<link>http://www.karsiduvar.com/?p=548</link>
		<comments>http://www.karsiduvar.com/?p=548#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 15 Aug 2010 13:10:15 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.karsiduvar.com/?p=548</guid>
		<description><![CDATA[<p>*• Somurtan insanların, daima, tebessüm eden insanlara nispeten, yüzlerinin
daha erken ve daha fazla kırıştığını,
• Simaların iç dünyamızın aynası olduğunu,
• Somurtmanın yorgunluk ifadesi değil de aldatmaca olduğunu,
• Somurttuğumuzda 18, gülümsediğimizde ise sadece 3 kasımızı kullandığımızı,
• Gülümsemek için 14 kalori, kaşları çatmak için 72 kalori gerektiğini,
</p>
<p>• Bazı kimselerin somurtmayı ciddiyet olarak algıladıklarını,
• Hareket ve yüz ifadelerimizin kullandığımız [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>*• Somurtan insanların, daima, tebessüm eden insanlara nispeten, yüzlerinin<br />
daha erken ve daha fazla kırıştığını,<br />
• Simaların iç dünyamızın aynası olduğunu,<br />
• Somurtmanın yorgunluk ifadesi değil de aldatmaca olduğunu,<br />
• Somurttuğumuzda 18, gülümsediğimizde ise sadece 3 kasımızı kullandığımızı,<br />
• Gülümsemek için 14 kalori, kaşları çatmak için 72 kalori gerektiğini,<br />
<span id="more-548"></span></p>
<p>• Bazı kimselerin somurtmayı ciddiyet olarak algıladıklarını,<br />
• Hareket ve yüz ifadelerimizin kullandığımız sözcüklerden 8 kat daha güçlü<br />
ve tesirli olduğu,<br />
• İnsanın dalgın olduğu zamanlardaki yüz ifadesinin gerçek hali olduğunu,<br />
• Daima somurtan kişilerin tebessüm edenlere oranla daha erken yaşlandığını,<br />
• Sürekli gülümseyen insanların somurtanlara oranla daha çok sevildiğini,<br />
• Çinli’lerin strese dayalı kalp krizi vakası oranının çok düşük olduğunu ve<br />
bunun sebebinin hayata olumlu bakmaları ve tebessüm etmeleri olduğunu,<br />
• Tebessümün bulaşıcı olduğunu,<br />
• Dünyanın en iyi satış ve pazarlama elemanlarının başarılarının arkasında<br />
güler yüzlü olmalarının yattığını,<br />
• Japonya&#8217;da gülümseme okulu olduğunu,<br />
• Güler yüzlü çalışanların iş hayatlarındaki verimin daha yüksek olduğunu,<br />
• Aksiliklerin ve olumsuz hadiselerin hayata karamsar bakan insanlara daha<br />
çok uğradığını,<br />
• Güler yüzlü insanların daha çok akılda kalıp hatırlandığını,<br />
• Selamlaşan iki insana Allah’ın yetmiş lütfu olduğunu ve bu yetmiş lütuftan<br />
altmış dokuzunun güler yüzlü olana verildiğini,<br />
• Gülümsemenin insanlara özel ve insanlara nasip olduğunu. Canlılar arasında<br />
sadece insanın gülümseyebildiğini biliyor muydunuz?</p>
<p>Gülmenin de insan sağlığı üzerindeki sayısız faydalarına işaret eden<br />
uzmanlar, gülerek daha uzun ve mutlu bir hayat sürebilirsiniz diyor:</p>
<p>• Güldüğümüzde yüzümüzde 15 kas birlikte çalışıyor.<br />
• Gülmek erkek ve kadın arasında da farklılık gösteriyor. Erkekler daha kısa<br />
süreli gülerken kadınlar daha uzun kahkaha atıyor.<br />
• Güldüğümüz zaman tümör ve virüslerle savaşan hücrelerimizin sayısı da<br />
artıyor.<br />
• Özellikle ruhsal bazı hastalıkların tedavisinde gülme terapisi<br />
kullanılıyor. Hastalar üzerinde olumlu etkileri olduğu gözleniyor.<br />
• Patch Adams isimli doktorun çalışmaları bu konuda örnek olarak<br />
gösteriliyor.<br />
• Çocuklar günde yaklaşık 300 kez gülüyor, yetişkinler ise günde ortalama 17<br />
kez gülüyor.<br />
• Yanımızda biri olduğunda yapılan espri ya da komik bir olaya yalnız<br />
olduğumuzdan on kat daha fazla gülüyoruz.*</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.karsiduvar.com/?feed=rss2&amp;p=548</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Zamanda yolculuk mümkün mü?</title>
		<link>http://www.karsiduvar.com/?p=544</link>
		<comments>http://www.karsiduvar.com/?p=544#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 18 Jul 2010 10:36:29 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.karsiduvar.com/?p=544</guid>
		<description><![CDATA[<p>ABD&#8217;de en çok satan kitaplar arasına giren &#8220;Elegant Universe&#8221;ın yazarı Kolombiya Universitesi fizik profesörü Brian Greene&#8217;in iddiasına göre, zaman yolculuğu çok uzak bir hayal.</p>
<p>NEW YORK &#8211; Zamanda yolculuk yapabilmek kaybettiğiniz bir sevdiğinize tekrar sarılmak, ya da dünyadaki çeşitli savaş ve haksızlıkları önlemek sebepleriyle zaman zaman hayal ettiğimiz bir kurgu.</p>
<p>İnsanlık tarihi boyunca sorgulanan zaman kavramı, fizikte [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-full wp-image-545" title="galaxy_8" src="http://www.karsiduvar.com/wp-content/uploads/2010/07/galaxy_8.jpg" alt="galaxy_8" width="130" height="98" />ABD&#8217;de en çok satan kitaplar arasına giren &#8220;Elegant Universe&#8221;ın yazarı Kolombiya Universitesi fizik profesörü Brian Greene&#8217;in iddiasına göre, zaman yolculuğu çok uzak bir hayal.</p>
<p>NEW YORK &#8211; Zamanda yolculuk yapabilmek kaybettiğiniz bir sevdiğinize tekrar sarılmak, ya da dünyadaki çeşitli savaş ve haksızlıkları önlemek sebepleriyle zaman zaman hayal ettiğimiz bir kurgu.<span id="more-544"></span></p>
<p>İnsanlık tarihi boyunca sorgulanan zaman kavramı, fizikte en, boy ve yükseklik gibi bir boyut olarak tarif ediliyor. Örneğin evden bakkala giderken uzayda en, boy ve yükseklikle tanımlanabilecek bir yöne doğru hareket ediyorsunuz. Bunların yanında bir de dördüncü boyut olarak kabul edilen &#8220;zaman&#8221;da ilerliyorusunuz.  </p>
<p>&#8220;One Universe: At Home in Cosmos&#8221; kitabının yazarı, City University of New York astrofizik profesörü Charles Liu&#8217;ya göre zaman ve mekan birbirine karışarak &#8216;zaman-mekan&#8217; adı verilen dört boyutlu bir doku oluşturuyor.</p>
<p>Liu, &#8220;Kütlesi olan herhangi bir cisim -siz, ben, bir nesne, bir gezegen ya da bir yıldız bu dokuya oturduğu zaman bir çukur oluşturuyor. Bu çukurun varlığı zaman -mekan boyutunun bu kütleye göre eğilip büküldüğünün göstergesi&#8221; diyor.</p>
<p>Zaman-mekan boyutu nesnelerin eğimli bir düzlemde hareket etmesine sebep oluyor, ve bu eğim de yerçekimini doğuruyor.</p>
<p>Matematiksel olarak üç boyutlu düzlemlerde ileriye ve geriye gitmek mümkün, fakat zaman bu özgürlüğü tanımıyor.</p>
<p>Liu bu dört boyutlu zaman-mekanda sadece ileriye doğru hareket edilebileceğini söylüyor.</p>
<p>GEÇMİŞE YOLCULUK<br />
Zaman yolculuğuyla ilgili birçok senaryo var. Bunların en kapsamlısı &#8220;solucan deliği&#8221; adı verilen, ve iki zaman-mekan koordinatını birleştiren kuramsal tüneller. Varsayıma göre bu tüneller iki ayrı evreni ya da bir evrenin iki ayrı köşesini birleştirebilir.</p>
<p>&#8220;Hyperspace&#8221; ve &#8220;Parallel Worlds&#8221; adlı kitabın yazarı Michio Kaku bu deliklerin &#8220;hem geçmiş, hem gelecek&#8221; olduğunu söylüyor, ve ekliyor: &#8220;Fakat çok dikkatli olunmalı. Bir zaman makinesini çalıştırabilmek bugünün teknolojisiyle mümkün değil.&#8221; Zaman-mekan dokusunda bir delik açmak için Kaku&#8217;ya göre bir yıldızın enerjisi, ya da negatif enerji gerekiyor. Negatif enerji de &#8220;hiçbir şey&#8221;in enerjisinden daha az bir enerji olarak tanımlanıyor.</p>
<p>Maddeyi en az 10 boyutta değerlendiren ve parça fiziğiyle doğanın temel güçlerini birlikte yorumlayan Süpersicim (iplikçik) teorisi uzmanı Greene bu teoriyi sorguluyor. Greene bu fikrin doğru olma ihtimalinden şüphe duysa da, solucan deliği modeli gerçekse bir zamanla diğer zaman arası bağlantı kurulabileceğ ini söylüyor.</p>
<p>KOZMİK SİCİMLER<br />
Zaman yolculuğuyla ilgili bir başka teori de Süpersicim Teorisi. Sürekli genişleyen bir evrene boylu boyunca yayılmış ince enerji tüplerine süpersicim adı veriliyor. Evrenin oluşumundaki ilk evrelerinden kalan bu enerji alanlarının fazlasıyla kütle barındırdığı ve zaman-mekan boyutuna ağırlık yaparak eğrileştirdiği tahmin ediliyor.</p>
<p>&#8220;Time Traveller in Einstein&#8217;s Universe&#8221; adlı kitabın yazarı Princeton Üniversitesi astrofizik profesörü Richard Gott&#8217;a göre sicimler ya spiral şeklinde, ya da sonsuz uzunlukta. Gott sicimlerin bu yüzden &#8220;spagetti gibi&#8221; olduklarını söylüyor.</p>
<p>Bu teoriye göre iki sicimin birbirine yaklaşması sayesinde zaman-mekan boyutu eğilebilir ve zamanda yolculuk gerçekleşebilir.</p>
<p>Fakat Gott bunun ancak &#8220;ileri medeniyetlerin projesi&#8221; olabileceğini söylüyor. Çünkü ona göre biz henüz &#8220;kendi gezegenimizin enerji kaynaklarını bile doğru kullanmayı beceremiyoruz</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.karsiduvar.com/?feed=rss2&amp;p=544</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>ŞİRİNCE</title>
		<link>http://www.karsiduvar.com/?p=540</link>
		<comments>http://www.karsiduvar.com/?p=540#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 28 Jun 2010 13:28:48 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[TURİSTİK YERLER]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.karsiduvar.com/?p=540</guid>
		<description><![CDATA[<p class="wp-caption-text">Resimler için tıklayınız</p>
<p>Şirince, İzmir&#8217;in Selçuk ilçesine bağlı ve Selçuk&#8217;a 8 km. mesafede ulaşımı kolay, orjinal dokusu korunabilmiş  küçük bir köy. Köyde bulunan yerli halk kendi üretimi olan hediyelik eşyaları,ve benzer ürünleri satmakta,Yine kendi ürettikleri şarapta bura ile özdeşmiş durumda ,</p>
<p>Burada köy kahvaltısı yapabileceğiniz yada yöresel yemekleri tada bileceğiniz pek çok küçük aile işletmeleri mevcut. Ancak son [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="wp-caption alignleft" style="width: 130px"><a href="http://www.aydininternet.com/yakinlar/sirince/album/index.html" target="_blank"><img title="Resimler için tıklayınız" src="http://www.aydininternet.com/yakinlar/sirince/album/thumbs/DSC06408.JPG" alt="" width="120" height="67" /></a><p class="wp-caption-text">Resimler için tıklayınız</p></div>
<p><strong>Şirince</strong>, İzmir&#8217;in Selçuk ilçesine bağlı ve Selçuk&#8217;a 8 km. mesafede ulaşımı kolay, orjinal dokusu korunabilmiş  küçük bir köy. Köyde bulunan yerli halk kendi üretimi olan hediyelik eşyaları,ve benzer ürünleri satmakta,Yine kendi ürettikleri şarapta bura ile özdeşmiş durumda ,<span id="more-540"></span></p>
<p>Burada köy kahvaltısı yapabileceğiniz yada yöresel yemekleri tada bileceğiniz pek çok küçük aile işletmeleri mevcut. Ancak son gidişimde nedense daha önce aldığım tatları alamadım. Sanırım gelen çok fazla olunca yerli üretim yetmemekte ve bazı ürünler hazır ürünlerle yapılmakta.  </p>
<p>Özgün adı olan Kırkınca&#8217;nın efsanevi bir çağda dağlara vuran kırk kişiye atfen verildiği rivayet edilir. Rum telaffuzunda <em>Kirkice</em>, <em>Kirkince</em> ve nihayet <em>Çirkince</em> gibi biçimler alan bu ad, Cumhuriyet&#8217;in ilk yıllarında dönemin İzmir valisi Kazım Dirik&#8217;in talimatıyla Şirince şeklinde resmileştirilmiş.</p>
<p>Yinede doğası ile günü birlik gezebileceğiniz bir yer.Köyde birde harap olmuş bir kilise de mevcut.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.karsiduvar.com/?feed=rss2&amp;p=540</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>10 konuşma gurusundan çeşitli taktikler</title>
		<link>http://www.karsiduvar.com/?p=538</link>
		<comments>http://www.karsiduvar.com/?p=538#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 26 Jun 2010 20:14:02 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.karsiduvar.com/?p=538</guid>
		<description><![CDATA[<p>* Floyd Abrams (Cahill Gordon Hukuk Bürosu avukatı): Çok fazla konuşursanız sıkıcı olursunuz ve tekdüzeliğe düşersiniz. Konuşmanızı sanki iki kişinin arasında geçen diyaloglara benzetin. Böylece jargon derdinden kurtulursunuz.</p>
<p>* Ari Fleischer (Eski Beyaz Saray Basın Sekreteri): Konuşmanızı gazetelerin manşetten verdikleri haberlerde kullandıkları dile benzetin. Konuşmanıza ileriye dönük tahminler ekleyin, karşıtlık ilkesini kullanın ama gerçekçi araştırmalarla bunu [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>* Floyd Abrams (Cahill Gordon Hukuk Bürosu avukatı): Çok fazla konuşursanız sıkıcı olursunuz ve tekdüzeliğe düşersiniz. Konuşmanızı sanki iki kişinin arasında geçen diyaloglara benzetin. Böylece jargon derdinden kurtulursunuz.<span id="more-538"></span></p>
<p>* Ari Fleischer (Eski Beyaz Saray Basın Sekreteri): Konuşmanızı gazetelerin manşetten verdikleri haberlerde kullandıkları dile benzetin. Konuşmanıza ileriye dönük tahminler ekleyin, karşıtlık ilkesini kullanın ama gerçekçi araştırmalarla bunu destekleyin. Eğlendirici olun. Kalabalığa ulaşmak için gerekirse kendinizi aşağılayan anektodlara başvurun. Uzun konuşmayın. 40 dakikadan sonrası sıkar.</p>
<p>* Jim Gill (Bryan Cave Hukuk Bürosu avukatı): Mizah her zaman geçerli bir yol. Ama taşı gediğine oturtmalısınız. Pot kırarsanız bir daha toparlamanız çok zor olur.</p>
<p>* Erin Gruwell (Özgür Yazarlar Derneği&#8217;nin kurucusu): Salonda en çok sıkılmış görüntüsü veren kişiye odaklanın. Bu kişiyi canlandırabilirseniz geri kalan seyirciler de domino taşları gibi dökülecek.</p>
<p>* Richard LaGravenese (Yönetmen ve senaryo yazarı): Konuşmanızı kağıda yazarak sahneye kitap gibi çıkmayın. Ufak notlar alarak daha çok doğaçlama yapmaya çalışın. O notlar zihninizde kıvılcımlar çaktırarak seyirciyi eğlendirecek hikayeler üretmenize yardımcı olacak. Böylece sahne heyecanı da duymazsınız.</p>
<p>* Bob Kerrey (Eski Nebraska Valisi): Konuşmanız sırasında çok fazla kaptırmayın. Aralarda duraklayın yoksa seyirciler aceleniz olduğunu düşünerek onları ciddiye almadığınızı sanabilir.</p>
<p>* Jack LaLanne (92 yaşındaki fitness gurusu): Bir konuya çok inanıyorsanız o zaman onu seyirciyi canlı tutarak ve inandırıcı aktarabilirsiniz. Mutlaka inandığınız ve içinizden gelerek konuşmalısınız.</p>
<p>* Dick Rudder (Baker &amp; McKenzie Hukuk Bürosu avukatı): Konuşmalarımda yasaların teknik kısımlarından bahsetmek zorundayım ve bu son derece sıkıcı. Bunların arasından sıyrılarak sık sık seyircinin arasına karışıp onlara sorular yönelterek atmosferi kaynatmaya çalışırım. Bunu yapabilirseniz odanın dinamiği değişir. Ama sakın sabah saatlerinde şaka yapmayın. Çünkü henüz yeterli kafeini almadıkları için bunu kaldıramayabilirler.</p>
<p>* Kate White (Cosmopolitan Genel Yayın Yönetmeni): Konuşmanıza birleştirici bir teması olan etkileyici bir hikayeyle başlayın.</p>
<p>* Tom Peders (Tom Peders şirketinin kurucusu): Ne zaman insanların karşısında bir konuşmaya başlasam John F. Kennedy&#8217;nin &#8220;Dünyayı değiştirecek şeyler söylemeyeceksiniz, çenenizi kapalı tutun&#8221; lafını hatırlarım.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.karsiduvar.com/?feed=rss2&amp;p=538</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Salatalık Yada Hıyar</title>
		<link>http://www.karsiduvar.com/?p=535</link>
		<comments>http://www.karsiduvar.com/?p=535#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 26 Jun 2010 19:49:19 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.karsiduvar.com/?p=535</guid>
		<description><![CDATA[<p>Bunları okuduktan sonra hıyara çok daha farklı gözle bakacaksınız!!!  </p>
<p>        Olağanüstü Hıyar</p>
<p>        Bir süre önce bu bilgiler &#8220;The New York Times&#8221; gazetesinde yayımlandı.</p>
<p>1. Hıyar, günlük ihtiyacınız olan birçok vitamini içerir. Tek bir hıyarda Vitamin B1, Vitamin B2, Vitamin B3, Vitamin B5, Vitamin B6, Folik Asit, Vitamin C, Kalsiyum, Demir, Mağnezyum, Fosfor, Potasyum [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-full wp-image-536" title="salatalık" src="http://www.karsiduvar.com/wp-content/uploads/2010/06/image001.jpg" alt="salatalık" width="271" height="131" />Bunları okuduktan sonra hıyara çok daha farklı gözle bakacaksınız!!!  </p>
<p>        Olağanüstü Hıyar</p>
<p>        Bir süre önce bu bilgiler &#8220;The New York Times&#8221; gazetesinde yayımlandı.</p>
<p>1. Hıyar, günlük ihtiyacınız olan birçok vitamini içerir. Tek bir hıyarda Vitamin B1, Vitamin B2, Vitamin B3, Vitamin B5, Vitamin B6, Folik Asit, Vitamin C, Kalsiyum, Demir, Mağnezyum, Fosfor, Potasyum ve Çinko ihtiva eder.<span id="more-535"></span></p>
<p>2. Öğleden sonra yurgunluk mu hissettiniz? Kahveyi, çayı, soğuk içecekleri bir taraf bırakın ve bir hıyar yiyin. Hıyar iyi bir B vitaminler ve Karbohidratlar kaynağıdır ve yediğinizde saatler sürecek yorgunluğunuzu kısa bir sürede ortadan kaldırır.</p>
<p>3. Banyo veya duştan sonra aynanızın buğulanmasından şikayetçi misiniz? Bir hıyar dilimini alıp aynayı ovun. Hem buğulanma yok olacak hem de pırıldayan bir aynaya ve nefis bir kokuya sahip olacaksınız.</p>
<p>4. Haşereler bahçenizi veya saksı bitkilerinizi mahvediyor mu? Bahçeniz için bir aluminyum tabağa (ya da aluminyum folyoya) hıyar dilimlerini koyup, ortada bir yere yerleştirin. Saksılarınıza ise birkaç dilimi toprağın üzerine yine aluminyum tabak veya folyo ile yerleştirin. Bütün mevsim haşerelerden kurtulacaksınız.  Hıyardaki kimyasallar aluminyum ile etkileşerek insanların algılayamadığı ama haşereleri deli eden bir koku yayar ve onların ortadan kaybolmalarına neden olur.</p>
<p>5. Bayanlar, sokağa çıkmadan önce veya denize-havuza girmeden önce bir süreliğine selülitlerinizden kurtulmak ister misiniz? Sorunlu bölgelerinizi birkaç dakika süreyle hıyar dilimleriyle ovun. Hıyardaki fitokimyasallar derinizdeki kollajenlerin gerilmesini sağlar, dış tabakayı sıkılaştırarak selülitlerin görüntüsünü azaltır. Aynı şekilde kırışıklıklara da iyi gelir (özellikle de göz civarındaki).</p>
<p>6. &#8220;Akşamdan kalma&#8221; sorununuzdan veya kötü bir baş ağrısından kurtulmak ister misiniz? Yatağa girmeden önce birkaç dilim hıyar yiyin ve ertesi sabah dipdiri, baş ağrısız kalkın. Hıyar, vücudun kaybetmiş olduğu gerekli besinleri takviye edici yeterli miktarda şeker, B vitaminleri ve elektrolitleri ihtiva ettiği için yediğiniz birkaç dilim sorunlarınızı hemen yok eder.</p>
<p>7. Özellikle diyet yapanlar, açlık dürtünüzü ortadan kaldırmak mı istiyorsunuz? Hıyar yiyin.</p>
<p>8. Evinizde ayakkabı boyanız mı kalmadı? Taze kesilmiş bir hıyar ile ayakkabınızı ovalayın. İçerdiği kimyasallar ayakkabınıza hem harika görünen bir parlaklık verir hem de deriyi su geçirmez hale getirir.</p>
<p>9. Evinizde bir kapı, pencere ya da benzer bir şey gıcırtı mı yapıyor? Bir dilim hıyarı alıp gıcırtı yapan yerlere sürtün (tabii sürtünme yapan yerlere, menteşenin dışına değil!!) gıcırtı gidecektir.</p>
<p>10. Kendinizi gergin, bitkin mi hissediyorsunuz (özellikle ders çalışan öğrenciler, yeni bebek sahibi olmuş anneler ve diğer herkes) ? Bir tas kaynar suyun içine bir bütün hıyarı ince dilimler halinde keserek koyun. Tası da bulunduğunuz odada uygun bir yere koyun. Hıyardaki kimyasallar ve diğer besinler kaynar suyun içine girince tepki gösterirler ve suyun buharı ile birlikte bulunduğunuz odaya yayılarak nefis bir aroma yayarlar. Bu aroma sizlerin tüm gerginliğini alarak sakin kişiliğinize dönmenizi sağlayacaktır. Özellikle öğrenciler bunu denemelidir.</p>
<p>11. Yemek yediniz (örneğin kebap) ve ağzınızdan kötü koku yayıyorsunuz. Bir hıyar dilimini alıp dilinizle damağınıza yerleştirin ve en az 30 saniye öyle tutun. Ağzınızda kötü kokulara neden olan bakterilerin fitokimyasallar sayesinde ölmesi nedeniyle bu sorundan kurtulmuş olacaksınız. (Soğan-sarmısak kokusu konusunda bir bilgi yok. Bunu da siz deneyin ve sonucu görün.)</p>
<p>12. Evyelerinizi, lavabolarınızı çevreye zarar vermeyecek bir şekilde temizlemek ister misiniz? Bir dilim hıyarı alıp temizlemek istediğiniz yeri ovun. Sadece yılların birikimi lekeleri kirleri temizlemekle kalmaz, ayrıca güzel bir parlaklık verir temizlediğiniz yere. Bunun yanında elleriniz de o temizlik malzemelerin verdiği zararlardan kurtulmuş olur.</p>
<p>13. Kalemle yazarken bir hata yaptınız ve hatayı silmek istiyorsunuz. Hıyar kabuğunu alıp yavaş ve nazikçe silmek istediğiniz yazıya sürtün. Boya kalemlerinde ve keçe kalem yazılarında da oldukça yararlı. (Bilirsiniz bazen çocuklarımız duvarlara yazılar yazar, resimler yaparlar. Onlarda da deneyebilirsiniz.)</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.karsiduvar.com/?feed=rss2&amp;p=535</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İZMİR ATATÜRK MÜZESİ</title>
		<link>http://www.karsiduvar.com/?p=529</link>
		<comments>http://www.karsiduvar.com/?p=529#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 31 May 2010 08:19:20 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[MÜZELER]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.karsiduvar.com/?p=529</guid>
		<description><![CDATA[


Resimler için tıklayınız

<p style="margin-bottom: 0.5cm; padding: 0cm;" align="justify">İzmir, 1. Kordon (Atatürk Caddesi) üzerindedir ve 1875-1880 yıllarında halı tüccarı Takfor tarafından ev olarak yaptırılmıştır. 9 Eylül 1922&#8242;de sahibi tarafından terkedilmiş ve hazinenin mülkiyetine geçirilmiştir. İzmir&#8217;e giren Türk ordusu burasını karargâh olarak kullanmıştır. 17 Şubat 1923&#8242;te İzmir İktisat Kongresi toplandığında Atatürk şahsi çalışmalarını burada yürütmüştür.</p>

<p style="margin-bottom: 0.5cm; [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="mceTemp">
<dl class="wp-caption alignleft" style="width: 130px;">
<dt class="wp-caption-dt"><a href="http://www.aydininternet.com/yakinlar/izmir_ataturk_muzesi/album/" target="_blank"><img src="http://www.aydininternet.com/yakinlar/izmir_ataturk_muzesi/album/thumbs/DSC05299.JPG" alt="" width="120" height="90" /></a></dt>
<dd class="wp-caption-dd">Resimler için tıklayınız</dd>
</dl>
<p style="margin-bottom: 0.5cm; padding: 0cm;" align="justify"><span style="font-family: Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif;"><span style="font-size: x-small;">İzmir, 1. Kordon (Atatürk Caddesi) üzerindedir ve 1875-1880 yıllarında halı tüccarı Takfor tarafından ev olarak yaptırılmıştır. 9 Eylül 1922&#8242;de sahibi tarafından terkedilmiş ve hazinenin mülkiyetine geçirilmiştir. İzmir&#8217;e giren Türk ordusu burasını karargâh olarak kullanmıştır. 17 Şubat 1923&#8242;te İzmir İktisat Kongresi toplandığında Atatürk şahsi çalışmalarını burada yürütmüştür.<span id="more-529"></span></span></span></p>
</div>
<p style="margin-bottom: 0.5cm; padding: 0cm;" align="justify"><span style="font-family: Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif;"><span style="font-size: x-small;">Kongre bitiminde karargâh bu binadan taşınmış ve hazine binayı Naim Bey&#8217;e otel olarak kullanmak üzere kiralamıştır. 16 Haziran 1926&#8242;da İzmir&#8217;e gelen Atatürk, İsmet Paşa ile birlikte Naim Palas&#8217;ta kalmıştır. 13 Ekim 1926&#8242;da bina İzmir Belediyesi tarafından satın alınmış ve bazı yeni eşyalar da konularak Atatürk&#8217;e hediye edilmiştir. Atatürk 1930-1934 yılları arasında İzmir&#8217;e her gelişinde hep bu evde kalmıştır. 10 Kasım 1938&#8242;de Atatürk&#8217;ün vefatı üzerine, ev kızkardeşi Makbule Baysan&#8217;a veraset yoluyla intikal etmiştir. 25 Eylül 1940&#8242;ta İzmir Belediyesi binayı müze yapmak üzere istimlak etmiştir. Atatürk&#8217;ün İzmir&#8217;e gelişinin 19. yılına rastlayan 11 Eylül 1941 tarihinde müze törenle halka açılmıştır. 5 Ekim 1962 tarihinden itibaren müze &#8220;Atatürk İl Halk Kütüphanesi ve İzmir Şehri Atatürk Müzesi&#8221; adını almıştır. 28 Aralık 1972&#8242;de Başbakanlık Kültür Müsteşarlığı&#8217;nın 12088 sayılı yazıları ile binanın mülkiyeti İzmir Arkeoloji Müzesi&#8217;ne verilmiştir. Restore ve tanzim edilerek 29 Ekim 1978&#8242;de törenle &#8220;Atatürk ve Etnografya Müzesi&#8221; olarak ziyarete açılmıştır. Müzedeki etnografik eserler 13 Mayıs 1988&#8242;de açılan yeni Etnografya Müzesi&#8217;ne taşındıktan sonra müzenin adı &#8220;Atatürk Müzesi&#8221; olmuştur. </span></span></p>
<p style="margin-bottom: 0.5cm; padding: 0cm;" align="justify"><span style="font-family: Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif;"><span style="font-size: x-small;">Bina Osmanlı ve levanten mimarisi karışımından meydana gelen Neoklasik tarzda bir yapıdır. Bodrum, zemin, 1. kat ve çatı katından oluşmaktadır. Dikdörtgen planlı arka cephesi revaklı, avlulu 852 m²lik bir alanı kaplayan kârgir bir yapıdır. Ön cephede 1. katta cumbası vardır. </span></span></p>
<p style="margin-bottom: 0.5cm; padding: 0cm;" align="justify"><span style="font-family: Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif;"><span style="font-size: x-small;">Tüm zemin kat tabanı büyük boy mermer plakalarla döşelidir. Salonda yerde 34,5 m²lik Uşak halısı, sağ ve sol nişlerde mermer heykeller, büyük kristal ayna ve Atatürk büstü vardır. Sağ ve soldaki odada ve küçük salonda 19. yüzyıl stili nefis şömineler vardır. Birinci kata çıkan merdivenlerin başında aplik görevi yapan 2 adet tunç şövalye heykelciği vardır. Merdiven sahanlığında büyük Atatürk portresi asılıdır. </span></span></p>
<p style="margin-bottom: 0.5cm; padding: 0cm;" align="justify"><span style="font-family: Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif;"><span style="font-size: x-small;">1. katta Atatürk&#8217;ün kullanım odaları bulunmaktadır. Bunlar: Toplantı salonu, çalışma odası, yatak odası, misafir odası, berber odası, muhafız odası, bekleme-kabul odası, kütüphane, yemek odası ve banyodur. Toplantı salonunda ortada yeşil çuhalı rulet masası ve etrafında 12 adet Cosmos marka sandalye yer almaktadır. Salon duvarlarına dayalı 10 adet küçük boy maun sandalyelerin arkalıklarındaki çini plakalar üzerinde Shakaspeare&#8217;nin eserlerinden kimi sahneler canlandırılmıştır. Yatak odasında maun karyola, 2 komidin, 2 kadife koltuk, 1 kanepe, 1 şezlong, 1 markiz, 3 dolap vardır. Yatak odaları günün modasına göre döşenmiştir. Kütüphanede Fransızca bir ansiklopedi bulunmaktadır. Çalışma odasında meşe kaplama çalışma masası ve onun üzerinde Atatürk&#8217;ün kullandığı yazı takımı vardır. Odalar bronz dolama heykeller, vazolar ve yağlıboya tablolarla süslenmiştir. Yerde Isparta ve Uşak halıları serilidir. </span></span></p>
<p style="margin-bottom: 0.5cm; padding: 0cm;" align="justify"><span style="font-family: Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif;"><span style="font-size: x-small;"><br />
<strong>Adres:</strong> Atatürk Cad. No:24 Alsancak/İzmir</span></span></p>
<p style="margin-bottom: 0.5cm; padding: 0cm;" align="justify"><span style="font-family: Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif;"><span style="font-size: x-small;"><strong>Tel:</strong> (232) 421 70 26</span></span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.karsiduvar.com/?feed=rss2&amp;p=529</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bruksizm</title>
		<link>http://www.karsiduvar.com/?p=526</link>
		<comments>http://www.karsiduvar.com/?p=526#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 15 May 2010 19:50:22 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[Bruksizm]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.karsiduvar.com/?p=526</guid>
		<description><![CDATA[<p>Birçok insanın başının belası bruksizm tehdit ediyor. Pek fazla bilinmeyen bu hastalık bazen kötü sonuçlara yol açıyor. Mesela hastalar “Başım ağrıyor” diye birçok hekime başvuruyor ama sonuç bir türlü bulunamıyor… Aradığınız hastalık bedeninizde değil dişinizde… Peki bu hastalık nasıl bir şey? Nasıl belirtileri var? Başka nelere sebep oluyor? Diş Hekimi Dr. Halil Erçağ, “Diş hekimlerinin [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><span style="COLOR: #333399">Birçok insanın başının belası bruksizm tehdit ediyor. Pek fazla bilinmeyen bu hastalık bazen kötü sonuçlara yol açıyor. Mesela hastalar “Başım ağrıyor” diye birçok hekime başvuruyor ama sonuç bir türlü bulunamıyor… Aradığınız hastalık bedeninizde değil dişinizde… Peki bu hastalık nasıl bir şey? Nasıl belirtileri var? Başka nelere sebep oluyor? Diş Hekimi Dr. Halil Erçağ, “Diş hekimlerinin baş belası” olarak nitelendirdiği bruksizmi anlattı…</span><br style="COLOR: #333399" /><br style="COLOR: #333399" /><span style="COLOR: #333399">Bruksizm nedir?</span><br style="COLOR: #333399" /><span id="more-526"></span></strong></p>
<p><span style="COLOR: #333399">İnsanlar dişlerini genellikle uyku sırasında sıkmakta ve gıcırdatmaktadır. Bazen bunlara yanak ısırma haraketleri de eklenmektedir. Uyku halinde olabildiği gibi, gündüz de görülebilir.</span><br style="COLOR: #333399" /><br style="COLOR: #333399" /><span style="COLOR: #333399">Neden diş hekimlerinin baş belası bu hastalık?</span><br style="COLOR: #333399" /><br style="COLOR: #333399" /><span style="COLOR: #333399">Biz diş hekimleri harika işler yaparız ama hastaların şikâyetleri bir türlü bitmek bilmez. Dolgular, kanal tedavileri yapılır, ağrıları geçmez. Ne yapsak, ne etsek hastaların şikâyetlerinin ardı arkası kesilmez. Harika estetik protezler yapılır, dişler birer birer dökülür. Kırılma, ağrı olur. Hasta bize gelir, “Şu dişim ağrıyor” der. Dişe bakarsınız hiçbir şey yok ama hasta o dişte ağrı hissediyordur. İşte bu yansıyan ağrıdır. Çiğneme kaslarından dişlere yansıyan ağrılarda diş ağrılarıyla çok sık karıştırılabilir. Hasta yansıyan ağrıdan dolayı dişinin ağrıdığını zanneder. Aynı şekilde bu ağrılar hastanın kulağına, şakaklarına, alnına, boynuna, gözlerine kafatasının birçok bölgesine yansıyabilir. Bu hastalarda denge problemi de olabilir, kulak çınlamaları olabilir. Kulakla çene eklemi birbirine çok yakındır. Bu nedenle çene eklemine bağlı şikâyetler kulak ağrısı ve çınlaması gibi belirtiler verebilir. </span><br style="COLOR: #333399" /><br style="COLOR: #333399" /><span style="COLOR: #333399">AĞRILARIN SEBEBİ BURUKSİZM OLABİLİR</span><br style="COLOR: #333399" /><br style="COLOR: #333399" /><span style="COLOR: #333399">Diş sıkması stres anında oluyor mu?</span><br style="COLOR: #333399" /><br style="COLOR: #333399" /><span style="COLOR: #333399">Bu biraz yumurta mı tavuktan, tavuk mu yumurtadan çıkar hikâyesidir. Stresle beraber seyreder. Stres altında, beynimiz uyku esnasında kaslarımıza giden bütün elektriği kesip kaslarımızı dinlendirmesi gerekirken, bunu yapmaz. Çiğneme kaslarımıza ve vücudun birçok çizgili kas grubuna uykunun belli bir döneminde ciddi bir kasılma emri gider. Şöyle düşünün: Çiğneme kuvveti için biz yaklaşık olarak santimetrekareye 20-70 kilogram bir kuvvet uygularken, bruksizm sırasında bu kuvvet 440 kilograma çıkabiliyor. Yani dişlere 20 katı fazla kuvvet uygulanıyor. Sadece çiğneme kaslarına değil, bazı kas gruplarına da bu kuvvet iletiliyor! Birçok hasta uyku sırasında dişlerini kastığı gibi kollarını, bacaklarını da kasıyor. Hastaların bacak krampları oluyor. Bununla beraber ellerinde, kollarında kasılma olabiliyor. Çiğneme kaslarının da oluşan tetik noktaları baş ağrısı şeklinde algılanabiliyor. Kafatasının birçok yerinde özellikle şakaklarda, ensede ciddi ağrılar olabiliyor. Birçok hasta da bu ağrıları diş hekimliğiyle ilgili olduğunu bilmiyor! Nörologlara veya diğer hekim arkadaşlarımıza gidiyorlar. Tümörler aranıyor, migren teşhisleri konuyor. İşte bu noktada diş hekimi muayenesinden geçmek ve bruksizmi sorgulamak gerekir. Bu hastaların tedavisinde diş hekimliği, psikiyatri, fizik tedavi ve plastik cerrahi branşlarının beraber çalışması gerekebilir.</span><br style="COLOR: #333399" /><br style="COLOR: #333399" /><span style="COLOR: #333399">Hastalığa yakalanan kişi bunu nasıl anlayabilir? Ya da şöyle soralım, hastalar size nasıl şikâyetlerle geliyor?</span><br style="COLOR: #333399" /><br style="COLOR: #333399" /><span style="COLOR: #333399">Birçok birey farkında değil. Bunun belirtileri var. Diş gıcırdatmayla beraber baş ağrıları, dişlerde kırıklar ve hassasiyet olabilir. Hastalar sabah yataktan yorgun dayak yemiş gibi kalkarlar. Dişlere çeşitli tedaviler yapılır ( porselen kuronlar, dolgular, kanal tedavileri vs). Hastalar dolguları, kuronları kırık olarak bizlere başvurur!“Hekim mi yoksa teknisyen mi hata yaptı?” denir. Hastaların sadece porselen kuronları değil, metalleri de ve hatta sağlam dişlerini bile kırılabildiği birçok vaka görülebilmektedir. Bruksizm sırasındaki çene hareketlerı fonksiyonel değil parafonksiyonel hareketlerdir dişler ve destek dokular tarafından tolere edilmeyebilir.</span><br style="COLOR: #333399" /><br style="COLOR: #333399" /><span style="COLOR: #333399">Ağız içinde yara da yapar mı bu hastalık?</span><br style="COLOR: #333399" /><br style="COLOR: #333399" /><span style="COLOR: #333399">Yanak ısırma hareketleriyle beraber hastaların dişleri kırıldığı için şekilleri bozulduğu için yumuşak doku yaralanmaları olabiliyor. Kasılmaya bağlı olarak, dilini de dişine bastırabiliyor. Dilde diş izleri çıkabiliyor. Aynı zamanda yanak kaslarını da kastığı için dişlerin üzerine basınç gelebiliyor ve ağız mukozası travmatize olabiliyor. Buna bağlı olarak ağızda yaralar çıkabiliyor, afta meyilli olabiliyor.</span><br style="COLOR: #333399" /><br style="COLOR: #333399" /><span style="COLOR: #333399">HASTALAR SIK SIK İDRARA ÇIKIYOR</span><br style="COLOR: #333399" /><br style="COLOR: #333399" /><span style="COLOR: #333399">Kalp krizlerine yol açtığı da doğru mu?</span><br style="COLOR: #333399" /><br style="COLOR: #333399" /><span style="COLOR: #333399">Bir kısım hasta sadece çenesini kasarken, birçoğunun vücudundaki bütün çizgili kaslar kasılabiliyor. Bacak krampları oluyor. Uyku sırasında hasta, çok ciddi bir efor sarf ediyor. Kalp krizlerinin birçoğunun sabaha karşı meydana gelmesi bizi ister istemez bu yönde düşünceye itiyor. Mesanenin çevresindeki çizgili kasta bruksizm ve diş sıkmada kasıldığı için, mesane kontrakte olup genişleyemiyor ve bu hastalar sık sık idrara çıkıyorlar, özellikle hanımlarda daha fazla oluyor.</span><br style="COLOR: #333399" /><br style="COLOR: #333399" /><span style="COLOR: #333399">Bunu şeker hastalığıyla bağdaştırıp farklı bir doktora giden de olabilir…</span><br style="COLOR: #333399" /><br style="COLOR: #333399" /><span style="COLOR: #333399">Tabii.. Birçok şeyle bağdaştırabilirler. İdrar yollarında ciddi enfeksiyon araştırılan, bu sebeple kürtaj olan hastalar da var.</span><br style="COLOR: #333399" /><br style="COLOR: #333399" /><span style="COLOR: #333399">Evreleri var mı?</span><br style="COLOR: #333399" /><br style="COLOR: #333399" /><span style="COLOR: #333399">Kimi insanlar bunu daha ağır kimileri de daha hafif yaşayabiliyor. Dişlerin aşınıp küçülmesi ve dişlerin çevresindeki destek dokularda yıkım gibi şeyler söz konusu. Çiğneme kaslarını çok kullandıkları için çiğneme kas hipertrofisi dediğimiz ciddi şişlikler görülebiliyor. Yani vücut geliştirme yapılmış gibi yüzdeki bazı kas gruplarının şiştiğini görüyorsunuz.</span><br style="COLOR: #333399" /><br style="COLOR: #333399" /><span style="COLOR: #333399">BEL VE BOYUN FITIĞINA DA NEDEN OLABİLİYOR</span><br style="COLOR: #333399" /><br style="COLOR: #333399" /><span style="COLOR: #333399">Çiğneme dediniz de aklıma geldi, çok fazla sakız çiğneyenlerde ya da katı cisimler tüketenlerde çıkabilir mi bu hastalık?</span><br style="COLOR: #333399" /><br style="COLOR: #333399" /><span style="COLOR: #333399">Çiğneme kuvvetinin üzerinde bir kuvvet kullanılıyor bu hastalıkta. Ama her şeyin fazlası gibi sakız çiğnemekte problemi arttırabiliyor.</span><br style="COLOR: #333399" /><br style="COLOR: #333399" /><span style="COLOR: #333399">Tedavi edilmezse nelere sebep olur?</span><br style="COLOR: #333399" /><br style="COLOR: #333399" /><span style="COLOR: #333399">Diş kayıplarına neden olur. Dişin kendisinde hem de çevre destek dokusunda kayıplara sebep olabiliyor. Hasta birçok kas grubunu beraber kastığı için hastalar sorguladığında bu hastaların çoğunda ciddi bel ve boyun fıtıkları olabiliyor. Trapez kasını kastığımızda, bir anda kafatasımızdan sırtımıza kadar inen bir kastır, omurlar arası mesafe daralıyor, omurlara gelen baskı artıyor. Hastaların hiçbir şeyi yok bir bakıyorsunuz bel ve boyun fıtığı var. Travma yaşamamış, ağır kaldırmamış, bu tür şeyler var.</span><br style="COLOR: #333399" /><br style="COLOR: #333399" /><span style="COLOR: #333399">PSİKOTERAPİ GEREKEBİLİR</span><br style="COLOR: #333399" /><br style="COLOR: #333399" /><span style="COLOR: #333399">Genetik bir hastalık mı?</span><br style="COLOR: #333399" /><br style="COLOR: #333399" /><span style="COLOR: #333399">Evet. Genetik faktörler önemli bir rol oynuyor. Ama yüzde 100 genetik sebepli denilmiyor…</span><br style="COLOR: #333399" /><br style="COLOR: #333399" /><span style="COLOR: #333399">Sadece stres kaynaklı değil sanırım…</span><br style="COLOR: #333399" /><br style="COLOR: #333399" /><span style="COLOR: #333399">Stresle başlayan bağırsak parazitlerine kadar varan sebepleri bulunmuş…</span><br style="COLOR: #333399" /><br style="COLOR: #333399" /><span style="COLOR: #333399">Psikoterapi de gerekir değil mi hastalara?</span><br style="COLOR: #333399" /><br style="COLOR: #333399" /><span style="COLOR: #333399">Bizler psikoterapiyi mutlaka öneriyoruz. Bu hastalardaki problemlerin çözümü İnterdisiplinel çalışmayı gerektirebiliyor. Doğru ilaç seçimi de çok önemlidir. Uyku kalitesini artırmaya yönelik ilaçlar kullanıyorlar. Hastalar dişlerini sıktıkları için kafatasında uyuşma hissedebiliyorlar. Kafatasında uyuşukluk hissettiklerinden dolayı panik atağa doğru gidebiliyorlar. “Beynimde bir şey mi oluyor?” hissi oluyor. Hastalar, “Kafamı tas gibi hissediyorum” diyor. “Beynim uyuştu” diyorlar. Bir hastam gece arayıp, “Halil Bey, benim beynim uyuştu” dedi. Bunu uzun süre hissetmek hastalarda soru işaretine yol açabiliyor. Çok kolay yorulduğunuz için çarpıntı hissetmeye başlayabiliyorsunuz. Ritm problemleri de yaşayabilirsiniz kalpte. Bundan dolayı da yine panik atağa sürüklenebiliyorsunuz. Boyun, kas, eklem problemleriniz oluyor. Çeneniz kilitlenebiliyor. Bunun için bir fizik tedaviciye ihtiyaç duyulabiliyor.</span><br style="COLOR: #333399" /><br style="COLOR: #333399" /><span style="COLOR: #333399">AYNI ANDA BİRKAÇ ŞEYİ DÜŞÜNEBİLEN BİREYLERDE ÇIKABİLİYOR</span><br style="COLOR: #333399" /><br style="COLOR: #333399" /><span style="COLOR: #333399">Hangi meslek grupları tehdit altında? Gazeteciler stres altında mesela…</span><br style="COLOR: #333399" /><br style="COLOR: #333399" /><span style="COLOR: #333399">Çok bir ayrım yapamayacağım. Ama bu insanlar son derece kreatif bireyler oluyor. Aynı anda birkaç şeyi düşünebilen insanlar oluyorlar.</span><br style="COLOR: #333399" /><br style="COLOR: #333399" /><span style="COLOR: #333399">Tedavi süresi nedir?</span><br style="COLOR: #333399" /><br style="COLOR: #333399" /><span style="COLOR: #333399">Yüzde 100 geçiyor diye bir şey yok. Bruksizmi tetikleyen kötü kapanışları düzeltiyoruz. biz diş hekimleri siplintler (plaklar) uyguluyoruz, . Çeşitli splintler var, dişleri koruma amaçlı veya kasları gevşetmeye yönelik splintler var.</span><br style="COLOR: #333399" /><br style="COLOR: #333399" /><span style="COLOR: #333399">Kötü yapılmış dolgular veya kaplamalar, protezler bunları bruksizmi tetikliyor, bunları düzeltiyoruz. Plaklar uygulayarak hastaların gıcırdatma sırasında dişlerine bir zarar gelmesin diye uğraşıyoruz. Plak uygulayarak sıkmaya bağlı olan kastaki ağrıları gidermeye çalışıyoruz.</span><br style="COLOR: #333399" /><br style="COLOR: #333399" /><span style="COLOR: #333399">HASTALIK TEKRARLAYABİLİR</span><br style="COLOR: #333399" /><br style="COLOR: #333399" /><span style="COLOR: #333399">Tedavi bittikten sonra yeniden çıkabilir mi?</span><br style="COLOR: #333399" /><br style="COLOR: #333399" /><span style="COLOR: #333399">Çıkabilir. Mesela nörobiofeedback diye bir tedavi var. Beyin EGG potansiyeli dediğimiz, beynin ürettiği elektrik potansiyelini düzeltme yapılıyor. SMR dediğimiz bir beyin dalgası var. SMR’ın düşüklüğünde hastalar anksiyeteyle beraber bruksizm yaşıyorlar. Nörobiofeedback’i uygulayarak, beyin EGG potansiyelinde SMR’ı belirli bir noktaya getirip hastanın ankisiyete ve bruksizmi geçebiliyor. Psikiyatriye yardımcı bir yöntem.</span><br style="COLOR: #333399" /><br style="COLOR: #333399" /><span style="COLOR: #333399">Tedavide botoksun işe yaradığını söyleyenler var…</span><br style="COLOR: #333399" /><br style="COLOR: #333399" /><span style="COLOR: #333399">Tedavide botoksun kullanımı var. Uyguladığınızda kasları felç eder ama geçici olarak. Çiğneme kaslarının içine botolinum toksini uyguladığınızda kasların kasılma gücünü bir miktar azaltılması söz konusu.</span><br style="COLOR: #333399" /><br style="COLOR: #333399" /><span style="COLOR: #333399">Hangi yaştaki bireyleri tehdit ediyor?</span><br style="COLOR: #333399" /><br style="COLOR: #333399" /><span style="COLOR: #333399">Çocuklukta da olabiliyor. Özellikle karışık dişlenme dönemi bitene kadar fazla müdahale etmiyoruz. Erişkinlerin için bizlerden yardım almalarını istiyoruz..</span><br style="COLOR: #333399" /><br style="COLOR: #333399" /><span style="COLOR: #333399">BEGÜM ÇELİKKOL / HABERTURK</span><br style="COLOR: #333399" /></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.karsiduvar.com/?feed=rss2&amp;p=526</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Diş bakımında yaptığımız 30 hata</title>
		<link>http://www.karsiduvar.com/?p=524</link>
		<comments>http://www.karsiduvar.com/?p=524#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 15 May 2010 19:41:50 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[diş sağlığı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.karsiduvar.com/?p=524</guid>
		<description><![CDATA[

 Ağız ve diş sağlığı konusunda farkında olmadan yaptığımız hatalar, kimi zaman telafisi çok güç sonuçlar doğurabiliyor.


 </p>
<p>Ağız ve diş sağlığı konusunda farkında olmadan yaptığımız hatalar, kimi zaman telafisi çok güç sonuçlar doğurabiliyor. Buna rağmen, toplumumuzda her konuda olduğu gibi diş bakımı konusunda da kulaktan dolma bilgilerle hareket etmek oldukça yaygın.</p>
<p></p>
<p>Beyazlatmak isterken başvurulan yanlış yöntemler nedeniyle sağlıklı dişler [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div>
<div>
<div><span style="font-size: medium;"> Ağız ve diş sağlığı konusunda farkında olmadan yaptığımız hatalar, kimi zaman telafisi çok güç sonuçlar doğurabiliyor.</span></div>
</div>
</div>
<div id="ecxnews_content"><span style="font-size: medium;"><span id="ecxcontextual"><span id="ecxcontextual"> </span></p>
<p><strong>Ağız ve diş sağlığı konusunda farkında olmadan yaptığımız hatalar, kimi zaman telafisi çok güç sonuçlar doğurabiliyor. Buna rağmen, toplumumuzda her konuda olduğu gibi diş bakımı konusunda da kulaktan dolma bilgilerle hareket etmek oldukça yaygın.</strong></p>
<p><span id="more-524"></span></p>
<p>Beyazlatmak isterken başvurulan yanlış yöntemler nedeniyle sağlıklı dişler kaybedilebildiği gibi, söz gelimi “ağız kokusu herkeste olur” tarzında yanlış bir bilgi yüzünden tedavi edilebilecek bu sorundan kurtulmak akla bile getirilmez. Oysa ağız kokusu; çürük diş, diş eti hastalığı, sindirim sistemi ile ilgili rahatsızlıklar, sinüzit yahut üst solunum yolu enfeksiyonlarından kaynaklanabilen bir ağız problemidir ve kişinin sosyal yaşam kalitesini düşüren bir etkendir.</p>
<p>Çocuklarda süt dişinin erken çekimi, yeni sürecek olan daimi dişlerde çapraşıklığa ve çene kemiği gelişiminde bozulmalara neden olacağı için, bu dişlere dolgu yapılması gerekirken, diş bakımı konusunda yeterli bir bilince sahip olmayan ebeveynler, nasıl olsa yeni diş gelecek diye çocuklarına dolgu yaptırmaya yanaşmazlar. Bu saydıklarımız, ağız ve diş bakımı konusunda yapılan onca yanlıştan sadece birkaçı.</p>
<p>Diş Hekimi Protez Uzmanı Çağdaş Kışlaoğlu, ağız ve diş bakımında doğru bildiğimiz yanlışlar ya da yanlış bildiğimiz doğruları şöyle sıraladı:</p>
<p><strong><em>1- Sert diş fırçası daha iyi temizler. (YANLIŞ)</em></strong> </p>
<p>Dişleri iyi fırçalamak; fırçanın sertliğiyle değil, fırçalama tekniğiyle ilgilidir. Genellikle orta sertlikte diş fırçaların kullanılması uygundur. Çok sert fırçalar, dişleri aşındırabilir. </p>
<p><strong><em>2- Bastırarak fırçalamak daha iyi temizler. (YANLIŞ)</em></strong></p>
<p>Bastırarak fırçalamak; dişleri temizlemek yerine, “fırça çürüğü” dediğimiz aşınmalara neden olur. Dişlerin mine tabakası aşındığı <a id="ecxaspx1" name="aspx1" target="_blank"><span><strong>için</strong></span></a>, alttaki sarı tabaka ortaya çıkar ve dişler daha sarı gözükür. Ayrıca sert fırçalamak, dişlerde hassasiyete ve diş eti çekilmesine neden olur.</p>
<p><strong><em>3- Beyazlatıcılı diş macunları dişlere zarar verir, zamanla aşındırmalara sebep olur. (DOĞRU)</em></strong></p>
<p>Diş beyazlaştırıcı olarak piyasada satılan macunlar aslında dişleri beyazlatmaz. Ayrıca antitartar veya sigara içenlere yönelik üretilen diş macunlarında da yoğun miktarda aşındırıcı maddeler olduğu için uzun süreli kullanımda diş minesine kalıcı zararlar verebiliyor.</p>
<p><strong><em>4- Karbonat ve tuzla fırçalamak dişleri beyazlatmaz. (DOĞRU)</em></strong></p>
<p>Karbonat ve tuz, iri granüllü maddeler olduğu için dişin mine tabakalarını çizer ve aşındırır. Bunun sonucunda dişler parlaklığını kaybeder ve yiyip içtiğimiz besinlerle, dişler daha kısa zamanda <a id="ecxaspx1" name="aspx1" target="_blank"><span><strong>doğal</strong></span></a> rengini kaybeder.<br />
 <br />
<strong><em>5- Diş macununu fazla kullanmak dişleri çizer. (YANLIŞ)</em></strong></p>
<p>Dişlerin mine tabakasının çizilmesi; macunun fazla kullanılmasıyla ilgili değil, kullanılan macunun granüllerinin büyük olmasıyla ilgilidir. O yüzden granülleri büyük olan macunların uzun süreli kullanımından kaçınılmalı. Fırçanın üzerine konulan macunun miktarı ise “mercimek tanesi” büyüklüğünde olmalı.</p>
<p><strong><em>6- Dişler, macun ve fırça ıslatılarak fırçalanmalı. (YANLIŞ)</em></strong></p>
<p>Diş fırçası, fırçalamaya başlamadan önce ıslatılmamalıdır. Çünkü fırça kılları ıslatılınca, sertliğini kaybeder. Macunun köpürmesi için de yeterli sıvı ağızda mevcuttur. </p>
<p><strong><em>7-  Dişler kahvaltıdan önce fırçalanır. (YANLIŞ)</em></strong></p>
<p>Dişler günde en az iki kez, kahvaltı ettikten sonra ve yatmadan önce fırçalanmalı. Dişler fırçalandıktan sonra, dilin üst yüzeyi de yumuşakça dili tahriş etmeden fırçalanmalı.</p>
<p><strong><em>8-  Estetik diş doğuştan olur, çarpık dişten kurtuluş yok. (YANLIŞ)</em></strong></p>
<p>Dişte şekil bozukluğunu düzeltme, dişler ağızda mevcut olduğu sürece her yaşta uygulanabilir. Ortodontik tedavi ya da porselen kaplama (lamina) sayesinde; dişler mevcutsa, her yaşta düzeltme yapılarak, güzel görünen dişlere sahip olunabilir.</p>
<p><strong><em>9- İmplant çene kemiğine en uygun şekilde seçilir ve uzman hekim yaparsa düşme riski yüzde 1 oranına kadar düşer. (DOĞRU)</em></strong></p>
<p><strong><em>10- Bütün dişleri çekip yerine implant yerleştirilebilinir. (YANLIŞ)</em></strong></p>
<p>İmplant’ı, eksik olan dişlerin yerine çene kemiğine yerleştirilen yapay diş kökleri olarak tanımlayabiliriz. İmplant uygulaması sadece, yara iyileşmesini etkileyen bir sistemik hastalık ile kontrol altında olmayan kalp ve şeker hastalığı söz konusu ise yapılmaz.</p>
<p><strong><em>11- Dişleri çamaşır suyu gibi temizlik ürünleri ile fırçalamak dişleri asla beyazlatmaz, çok sağlıksızdır. (DOĞRU)<br />
</em></strong><br />
 Diş beyazlatma işlemi, mutlaka bir diş hekiminden profesyonel yardım alınarak yapılmalıdır. Kulaktan dolma bilgilerle diş beyazlatmaya çalışmak son derece yanlıştır.</p>
<p><strong><em>12- Beyazlatma (bleaching) dişleri daha da sarartır. (YANLIŞ)</em></strong></p>
<p>Beyazlatma işlemi, normal diş rengini daha da açmak için yapılır. Beyazlatmanın ilk yapıldığı dönemlerde kahve, çay ve sigara gibi dişleri renklendirecek etkenlerden uzak durmak gerekir. Beyazlatmayı yapacak hekimin tavsiyelerine uyulursa, beyazlatmanın hiçbir yan etkisi yoktur.</p>
<p><strong><em>13- Diş taşı temizliği dişin minesine zarar verir. (YANLIŞ)</em></strong></p>
<p>Diş taşı temizliği, uzman bir hekim tarafından doğru uygulandığı takdirde minenin zedelenmesine neden olmaz. Çünkü diş taşı temizliği işleminde diş dokusuna zarar verilmeden, diş yüzeyine ait olmayan oluşumlar (plak, diş taşı) uzaklaştırılır.</p>
<p><strong><em>14- Diş taşları temizlendikten sonra daha çok diş taşı oluşur. (YANLIŞ)</em></strong></p>
<p>Dişleri düzenli ve doğru fırçalamak diş taşı oluşumunu engeller. Altı ayda bir diş hekimi kontrolü sayesinde, iyi fırçalayamadığımız alanlarda oluşan diş taşları, hekim tarafından temizlenmiş olur. Bunun da dişe hiçbir zararı yoktur.</p>
<p><strong><em>15- Ağız kokusu herkeste olur ve geçmez. (YANLIŞ)</em></strong></p>
<p>Ağız kokusu; çürük diş, diş eti hastalığı, sindirim sistemi ile ilgili rahatsızlıklar, sinüzit yahut üst solunum yolu enfeksiyonlarından kaynaklanabilir. Bu hastalıkların tedavisi sonucunda ağız kokusu önlenebilir.</p>
<p><em><strong>16- Diş röntgeni doğada alınan radyasyondan daha azdır. (DOĞRU)</strong></em></p>
<p>Diş röntgenleriyle alınan radyasyon oldukça azdır. Bu radyasyon doğada alınan radyasyondan daha azdır.</p>
<p><strong><em>17- Hareketli protezler çamaşır suyuna konursa beyazlar. (YANLIŞ)<br />
</em></strong><br />
Hareketli protezleri çamaşır suyuna koymak zararlıdır. Çamaşır suyu, protezin kırılganlığını artırır, ömrünü azaltır. Protezler için özel temizleme tabletleri vardır ve onlar kullanılmalıdır.</p>
<p><strong><em>18- Çekilen 20 yaş dişinin yerine diş yaptırmaya gerek yoktur. (DOĞRU)<br />
</em></strong><br />
20 yaş dişi çekildiyse, yerine protez diş yaptırmak gerekmez.</p>
<p><strong><em>19- Diş fırçalarken diş etlerinin kanaması iyidir. (YANLIŞ)<br />
</em></strong><br />
Diş fırçalarken görülen kanamalar, diş eti iltihabının belirtilerinden biridir. Vakit geçirmeden bir diş hekimine başvurmak gerekir. Diş etlerinin, kanamadan dolayı fırçalanmaması sonucu, mevcut iltihabi durum şiddetlenecektir. Hastalar kanama olan bölgeyi daha iyi fırçalamalı ve diş hekimine tedavi için başvurmalı.</p>
<p><strong><em>20- Diş ağrıyınca dişin üzerine aspirin, tütün, kolonya, rakı ve tuz koymak ağrıyı keser. (YANLIŞ)<br />
</em></strong><br />
Alkol ve alkol içerikli maddelerin diş ve dişeti bölgesine uygulanması sonucu dişetlerinde “alkol-aspirin yanığı” denilen komplikasyonlara neden olur. Dişlerin üzerine uygulanan diğer maddelerin (tütün, tuz gibi) de ağrı kesici özellikleri yoktur. Ağrı, ancak mevcut sorun giderildiğinde ortadan kalkar</p>
<p><strong><em>21- Çekim için kullanılan lokal anestezikler morfindir ve bağımlılık yapar. (YANLIŞ)<br />
</em></strong><br />
Diş hekimliğinde kullanılan lokal anestezik maddeler morfin içerikli değildir ve alışkanlık yapmaz. Morfin, tıp alanında sınırlı vakalarda kullanılan bir ilaçtır.</p>
<p><strong><em>22- Anestezi yurtdışından gelen morfinle yapılırsa ağrımaz. (YANLIŞ)<br />
</em></strong><br />
Günümüzdeki lokal anestezik maddeler belli standartlarda üretilmiştir. Avrupa malı olmasına gerek yoktur.</p>
<p><strong><em>23- Erkek ya da bayan diş hekimleri arasında bir fark yoktur. Erkek daha iyi diş çeker diye bir durum yoktur. (DOĞRU)</em></strong></p>
<p><strong><em>24- Süt dişleri daimi dişlere sürme rehberliği yapar, zamanından önce dişler çekilmez. Süt dişleri düşecek de olsa dolgu yapılmalıdır. (DOĞRU)<br />
</em></strong><br />
Süt dişinin erken çekimi, alttan gelen daimi dişlerde çapraşıklığa ve çene kemiği gelişiminde bozulmalara neden olur. Bu nedenle düşecek de olsa dolgu yapılmalıdır. </p>
<p><strong><em>25- Hamilelikte dişten kalsiyum çekildiğinden, dişetleri kanar. (YANLIŞ)<br />
</em></strong><br />
Hamilelik dönemindeki diş eti kanaması, dişten kalsiyum çekilmesi nedeniyle olmaz. Kanamanın nedeni, ağız bakımının yeterli sağlanmaması halinde hamilelikteki hormonal değişiklikler sonucu dişeti iltihabının oluşması veya mevcut dişeti iltihabının şiddetlenmesidir.</p>
<p><strong><em>26- Her hamilelik bir diş götürür. (YANLIŞ)<br />
</em></strong><br />
Her hamilelikte diş kaybının gerçekleşmesi söz konusu değildir. Ağız bakımının tam olarak sağlanamaması, tedavi edilemeyen çürüklerin varlığı ve diş eti hastalıklarının ilerlemesi durumunda diş kayıpları görülür</p>
<p><strong><em>27- Hamilelikte diş tedavisi bebeğe zarar verir. (YANLIŞ)</em></strong></p>
<p>Aciliyet gerektiren diş tedavileri, hamileliğin her döneminde yapılabilir. </p>
<p><strong><em>28- Çürük diş çekildikten sonra pis kan akıtılmalıdır, çekilen dişin yerini kanatmak iyidir. (YANLIŞ)<br />
</em></strong><br />
Diş çekiminden sonra, çekim boşluğuna hastanın yaptığı müdahaleler sonucu bölgenin sürekli kanatılması ya da pıhtının uzaklaştırılması, diş çekimi yapılan yerin iltihaplanmasına neden olur. Oluşan pıhtı korunmalıdır. </p>
<p><strong><em>29- Diş teli sadece çocuklarda değil yetişkinlerde de kullanılır. (DOĞRU)<br />
</em></strong><br />
Ortodonti (tel tedavisi) alanındaki son gelişmeler sayesinde; tel tedavisi sadece çocuklara değil, erişkin hastalar için de uygulanabilir.</p>
<p><strong><em>30- Ağrıyan dişi çektirip kurtulmak çözüm değildir. Dişi tedavi ederek mümkün olduğunca ağızda tutmak gerekir. (DOĞRU)</em></strong></p>
<p>Çürük diş için mümkün olan her türlü tedavi uygulanmalı. Çünkü ne fonksiyon, ne de estetik yönünden hiçbir protez kendi dişinizden daha iyi olamaz.</p>
<p></span></span></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.karsiduvar.com/?feed=rss2&amp;p=524</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>ELEKTROMANYETİK ALAN</title>
		<link>http://www.karsiduvar.com/?p=522</link>
		<comments>http://www.karsiduvar.com/?p=522#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 14 May 2010 08:53:25 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.karsiduvar.com/?p=522</guid>
		<description><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Bu yazıyı okuyup bitirdikten sonra, büyük bir ihtimalle, yazı bir çoğunuzun ilgisini çekecek; fakat bir müddet bu konuda özen gösterip, sonra unutacaksınız. Ama hayat kalitesinin ve süresinin artması, aynı zamanda daha sağlıklı bir yaşam için, bazı bilgileri hatırdan çıkarmamak, hatta sık kullanılanlar listesine eklemek gerekir.</p>
<p style="text-align: justify;"></p>
<p>Elektromanyetik Alan konusunda doktora yapmış olan,  Doç. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><span style="color: #1f497d;"><strong><span style="font-size: small;"><span style="font-size: 14pt;">Bu yazıyı okuyup bitirdikten sonra, büyük bir ihtimalle, yazı bir çoğunuzun ilgisini çekecek; fakat bir müddet bu konuda özen gösterip, sonra unutacaksınız. Ama hayat kalitesinin ve süresinin artması, aynı zamanda daha sağlıklı bir yaşam için, bazı bilgileri hatırdan çıkarmamak, hatta sık kullanılanlar listesine eklemek gerekir.</span></span></strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #1f497d;"><strong><span style="font-size: small;"><span style="font-size: 14pt;"><span id="more-522"></span></span></span></strong></span></p>
<p>Elektromanyetik Alan konusunda doktora yapmış olan,  Doç. Dr. Ayşegül YILMAZ&#8217;dan ,</p>
<p style="TEXT-ALIGN: justify"><span style="color: #1f497d;"><strong><span style="font-size: small;"> </span></strong></span></p>
<p style="TEXT-ALIGN: justify"><span style="color: #1f497d;"><strong><span style="font-size: small;"><span style="FONT-SIZE: 14pt"> </span></span></strong></span></p>
<p style="TEXT-ALIGN: justify"><span style="color: #1f497d;"><strong><span style="font-size: small;"><span style="FONT-SIZE: 14pt">Bir çok işimizi elektronik bir alet yardımıyla gördüğümüz günümüzde, nimet gibi geliyordu bana her alet ve gereğinden fazla kullanıyoruz teknolojiyi. Fakat sonradan öğrendik ki evlerimizin hatta ceplerimizin içinde taşıyormuşuz tehlikeyi. cep telefonlarının zararı ispatlanmadı diyenler, özellikle çocuk ve gençlerdeki lösemi artışını araştırsınlar demişti Ayşegül hanım. </span></span></strong></span></p>
<p style="TEXT-ALIGN: justify"><span style="color: #1f497d;"><strong><span style="font-size: small;"><span style="FONT-SIZE: 14pt"> </span> </span></strong></span></p>
<p style="TEXT-ALIGN: justify"><span style="color: #1f497d;"><strong><span style="font-size: small;"><span style="FONT-SIZE: 14pt">Ayrıca Sağlık Bakanlığı Kanserle Savaş Dairesi Başkanlığı tarafından yapılan açıklamaya göre, aşırı radyasyona maruz kalanlarda tiroid kanseri riski de artıyor.</span> </span></strong></span></p>
<p style="TEXT-ALIGN: justify"><span style="color: #1f497d;"><strong><span style="font-size: small;"><span style="FONT-SIZE: 14pt"> </span> </span></strong></span></p>
<p style="TEXT-ALIGN: justify"><span style="color: #1f497d;"><strong><span style="font-size: small;"><span style="FONT-SIZE: 14pt">Televizyon, bilgisayar, cep telefonu, çamaşır, bulaşık, saç kurutma makinesi, klima, vs gibi hayatımızı kolaylaştıran bu aletlerin, aynı zamanda vücudumuza, özellikle de kanımıza en büyük zararı veren sinsi düşmanlar olduğunu bilseydik vazgeçebilir miydik acaba onlardan? Hayır. Vazgeçemeyiz! Ama en azından bilinçli kullanarak riski en aza indirebiliriz. </span></span></strong></span></p>
<p style="TEXT-ALIGN: justify"><span style="color: #1f497d;"><strong><span style="font-size: small;"><span style="FONT-SIZE: 14pt">Neler yapabiliriz? :</span> </span></strong></span></p>
<p style="TEXT-ALIGN: justify"><span style="color: #1f497d;"><strong><span style="font-size: small;"><span style="FONT-SIZE: 14pt">1.</span><span style="FONT-SIZE: 14pt"> En çok manyetik alanı saç kurutma makinesi ve ütü yayar (bunlar çalışırken elektrik saatine bakın),  bu aletleri kullanırken acele edin, işinizi çabuk bitirin. Aynı zamanda saç kurutma makinesinin yaydığı manyetik alan sinüzit ve migrene de neden olabiliyor (özellikle süslü kızlar, makineyle fazla oynamayın !..)</span> </span></strong></span></p>
<p style="TEXT-ALIGN: justify"><span style="color: #1f497d;"><strong><span style="font-size: small;"><span style="FONT-SIZE: 14pt"><br />
2.  Yatak odalarında bilgisayar olmamalı. Süleyman Sönmez&#8217;in bu konuda yazdıkları çok ilginç: yatak odalarında televizyon, bilgisayar ya da cep telefonu bulunması tahmin edemeyeceğiniz kadar zararlıdır. Havayı iyonize eden elektro manyetik alan yüzünden çoğu zaman bir koku ile algıladığımız ancak gözle göremediğimiz elektrik yüklü parçalar havada asılı kalırlar. Saatlerce havalandırsanız bile tam olarak ortamdan süpürülmezler. Komik gelebilir ama bu iyonize parçacıklarının katı bir süpürge gibi bir örtü kullanılarak odadan çıkarılmaları ya da güçlü bir rüzgârla uzaklaştırılmaları gerekir. Aksi halde her nefes aldığınızda ciğerlerinize bu parçaları çekiyorsunuz demektir. </span></span></strong></span></p>
<p style="TEXT-ALIGN: justify"><span style="color: #1f497d;"><strong><span style="font-size: small;"><span style="FONT-SIZE: 14pt"><br />
Bilgisayarı oluşturan temel bileşenlere baktığımızda ekran ve kasa içindeki parçaları incelememiz gerekir. Ekran (monitör) bu parçaların en etkin olanlarından biridir. Vücuda verdiği zararların ilki, bedeni statik elektrik yükü ile yüklemesidir. Bu, topraklanmazsa vücutta biriken elektrik; yorgunluk, uykusuzluk, sinirlilik hali ve saçlarda dökülmeye yol açar. İkinci zarar ise radyasyondur. Ekranda görüntü elde etmek için kullanılan metotların hiçbiri henüz sağlıklı değildir. </span></span></strong></span></p>
<p style="TEXT-ALIGN: justify"><span style="color: #1f497d;"><strong><span style="font-size: small;"><span style="FONT-SIZE: 14pt">Bu elektro manyetik radyasyona elektron tabancası dediğimiz ve katot tüpünün arkasında monitörün içinde bulunan parça, tam anlamıyla bir ışını yani röntgen cihazı gibi çalışarak destek olur. Bildiğiniz gibi röntgen hiç de sevilen bir şey değildir. Yurtdışında hamile bayanlar özel koruyucu giysiler olmadan ekran karşısında çalışamazlar. Ayrıca ekranların bir diğer zararı, kullandıkları renk skalası yüzünden özellikle oyunlarda beyni yormalarıdır. </span></span></strong></span></p>
<p style="TEXT-ALIGN: justify"><span style="color: #1f497d;"><strong><span style="font-size: small;"><span style="FONT-SIZE: 14pt">Yıllar önce Pokemon çizgi filminde kullanılan bir sahnede titreşen, yanıp sönen ekranlar yüzlerce çocuğun hastaneye geçici sara teşhisiyle kaldırılmasıyla sonuçlandı. Birçok ülkede bu nedenle bu dizi yasaklandı. Normal bir ekran saniyede 70Hz dediğimiz bir hızda titreşir ve görüntüsünü tazeler. Oysa sağlık için alt sınır 100Hz dir. Bu, televizyonlar için de böyledir. Daha düşük hızlarda, bozulmaya yüz tutan flüoresan lambalar gibi, gözleri ciddi anlamda yorarlar.</span> </span></strong></span></p>
<p style="TEXT-ALIGN: justify; MARGIN-RIGHT: 80.65pt"><span style="color: #1f497d;"><strong><span style="font-size: small;"><span style="FONT-SIZE: 14pt"><br />
Ekran dışında, kullanılan  işlemci; içinde sürekli elektrik akımı gezen ve manyetik alanı son derece güçlü olan bir parçadır. </span></span></strong></span></p>
<p style="TEXT-ALIGN: justify"><span style="color: #1f497d;"><strong><span style="font-size: small;"><span style="FONT-SIZE: 14pt">Keza hard disklerin de en yavaşı bile dakikada 5400-7200 kez döner. Dile kolay, bu saniyede yüz dönüş demektir. Oluşturduğu manyetik alanı siz düşünün. Bilgisayar hakkında çok konuştuk ama maalesef bitmedi.</span> </span></strong></span></p>
<p style="TEXT-ALIGN: justify"><span style="color: #1f497d;"><strong><span style="font-size: small;"><span style="FONT-SIZE: 14pt"><br />
Elinizin hemen altındaki klavye ve mouse ise her hareketinizde elektrik sinyalleri gönderir.  Aynı şekilde uzun süreli klavye ve mouse kullanımı maalesef bilekleri ve eli deforme etmektedir. RSI (Repetitive Strain Injury) denen sürekli aynı bedensel hareketlerin tekrarıyla oluşan eklem rahatsızlıkları ve Karpal Tunnel Sendorumu (tekrar eden hareket sendromu)ciddi sonuçları olan ve ameliyat gerektirebilen hasarlar verirler. Lazer baskı yapan yazıcılar, çalışmaları sırasında ozon gazı üretirler.</span></span><span style="font-size: small;"> </span></strong></span></p>
<p style="TEXT-ALIGN: justify"><span style="color: #1f497d;"><strong><span style="font-size: small;"><span style="FONT-SIZE: 14pt">Uzmanlar kanser ve bağışıklık sistemi hastalıklarının, manyetik alanın zayıflattığı bünyelerde oluştuğunu söylüyorlar. Mesela çoğumuzun kullandığı Bluetooth kablosuz bağlantısı için HP firmasının resmi kitapçığı lütfen sağlığınız için bir metreden kısa mesafede Bluetooth kullanmayın diyor. Oysa bir dizüstü bilgisayarda siz 30 cm.den kullanıyorsunuz cihazı. Öyleyse neden manyetik alan bu kadar zararlı? Çünkü bedenin emir komuta ve iletişimde kullandığı temel dili elektro-kimyasaldır. Güçlü manyetik alanların bu hassas iletişimi zedelediği biliniyor.</span> </span></strong></span></p>
<p style="TEXT-ALIGN: justify"><span style="color: #1f497d;"><strong><span style="font-size: small;"><span style="FONT-SIZE: 14pt"><br />
Bütün bunlara rağmen gibi teknolojinin terk edilmesi mümkün değil. Bunun yerine gereken kurallara ve önerilere uyulması gerekir. Mesela eğer bütçeniz yetiyorsa LCD dediğimiz ince ekranlardan alın. Bunun radyasyon seviyesi daha düşüktür. Bilgisayar kasanızı bedeninizden uzak tutun. Kabloları mümkün olduğunca uzun tutarak çevrenizdeki boş alanı uzatın, <span style="COLOR: red">dizüstü bilgisayarları asla ve asla kucağınızda, dizinizin üstünde kullanmayın. </span></span></span></strong></span></p>
<p style="TEXT-ALIGN: justify"><span style="color: #1f497d;"><strong><span style="font-size: small;"><span style="FONT-SIZE: 14pt">Bilgisayar masanızı metal aksamdan değil ahşap ve elektrik yükü tutmayacak şekilde oluşturun. Bilgisayarınızın bağlı olduğu prizi mutlaka topraklı yaptırın. Günde bir kaç saatten fazla keyif, oyun ve web gibi zorunlu olmayan aktiviteler için bilgisayar karşısında zaman harcamayın. Son olarak bilinen tüm elektronik cihazlarda elektromanyetik alanı yakalama becerileri yüzünden özellikle ametist kristalleri kullanmanızı ve bilgisayarınızın yakınına koymanızı önereceğim. Bu ametist kristalleri belli aralıklarla deniz suyuyla topraklandıklarında elektrik yükleri sıfırlanarak gereken koruma alanını sağlamaya devam ederler.</span> </span></strong></span></p>
<p style="TEXT-ALIGN: justify"><span style="color: #1f497d;"><strong><span style="font-size: small;"><span style="FONT-SIZE: 14pt"><br />
3. Eğer acil servis doktoru falan değilseniz, cep telefonu uyuyacağınız odada asla açık olarak kalmamalı. Özellikle yavuklularından mesaj ya da çağrı bekleyen zamane veletleri, teknoloji özürlü  anne ve babalarını, sabah kalkmak için alarmı kurdum gibi modası geçmiş bahanelerle kandırmaya çalışabilirler. Bu ebeveynleri uyarmayı yine bir ebeveyn olarak vazife kabul ediyorum ve vazifemi yapıyorum; telefon kapalı iken alarmının çalmaması için, o telefonun bir takoz olması gerekir sevgili veliler, günümüz telefonları kapalı iken de alarmları çalar, kanmayın, telefonları yatarken kapattırın!</span></span><span style="font-size: small;"> </span></strong></span></p>
<p style="TEXT-ALIGN: justify"><span style="color: #1f497d;"><strong><span style="font-size: small;"><span style="FONT-SIZE: 14pt"><br />
Bazı hatlar çok ucuz ( hatta bedava ) konuşturuyor diye cep telefonları ile uzun konuşmamalı (beni tanıyanlar öyleyene bak demesinler lütfen). Yapılan araştırmalara göre 20 dakika boyunca cep telefonu ile kesintisi konuşanların, bir sağlık kuruluşunda beyin kontrolünden geçmesi gerekiyor. Nitekim telefon ile konuşurken sınırı aştığımızda hep başımız ağrır. Bütün bunların yanında, telefon şarj olurken konuşurken telefonun patlama gibi bir tehlikesi oluğunu da unutmayalım.</span></span><span style="font-size: small;"> </span></strong></span></p>
<p style="TEXT-ALIGN: justify"><span style="color: #1f497d;"><strong><span style="font-size: small;"><span style="FONT-SIZE: 14pt">Telsiz telefonlarda da benzer tehlikeler mevcut, ev telefonunuz telsizse değiştirin, kablolu alın. (Bu fikir beylerin daha çok hoşuna gidecek sanırım, çünkü telefonla konuşurken gezemeyeceğimizden telefon faturası belirgin bir biçimde düşer! Doğruluğu denenerek ispatlanmıştır)</span> </span></strong></span></p>
<p style="TEXT-ALIGN: justify"><span style="color: #1f497d;"><strong><span style="font-size: small;"><span style="FONT-SIZE: 14pt"><br />
4. Kablosuz internet erişiminin kansere neden olduğu, ilk olarak da çocukları ve gençleri etkilediği ispatlandı. İnternet bağlantınız da kablolu olsun ve çocuklarınız internette az önce belirttiğimiz gibi sınırlı kalsınlar, onların internet bağımlısı olmalarını engelleyin. İnternet bağımlılığının tedavi gerektirecek kadar önemli bir hastalık olduğunu, bunun için birçok ülkede ve de İstanbul&#8217;a internet bağımlıları için rehabilitasyon merkezleri açıldığını unutmayın.</span></span><span style="font-size: small;"> </span></strong></span></p>
<p style="TEXT-ALIGN: justify"><span style="color: #1f497d;"><strong><span style="font-size: small;"><span style="FONT-SIZE: 14pt"><br />
5. Çamaşır ve bulaşık makineleri çalışırken yanında durmayın (mesela bulaşık makinesini çalıştırıp yanındaki masada keyif çayı içmeyin veya masa keyfi yapmayın), çünkü çok manyetik alan yayarlar. Özellikle çamaşır makinesinin, çamaşırları döndürme aşamasında hemen uzaklaşın.</span></span><span style="font-size: small;"> </span></strong></span></p>
<p style="TEXT-ALIGN: justify"><span style="color: #1f497d;"><strong><span style="font-size: small;"><span style="FONT-SIZE: 14pt"><br />
6. Son olarak; kullanmadığınız aletleri fişten çekin. ABD&#8217;de yapılan araştırmaya göre, stand by&#8217;da yani bekleme modunda kalan aletler, ABD&#8217;ye yılda 4 milyar dolara mal oluyor ve California eyaletinde geçen yıl çıkarılan yasaya göre artık bilgisayar, DVD player, Play Station gibi elektronik cihazların kitapçıklarında, bekleme modunda tükettikleri elektriğin de belirtilmesi gerekiyor. </span></span></strong></span></p>
<p style="TEXT-ALIGN: justify"><span style="color: #1f497d;"><strong><span style="font-size: small;"><span style="FONT-SIZE: 14pt">ABD&#8217;de bekleme modunda tüketilen elektriğe vampir elektrik deniliyor. Bu da gösteriyor ki elektronik aletler fişten çekilmediği, en azından güç düğmesinden kapanmadığı sürece bizim için tehlike yaymaya devam ediyor.<br />
Tüm bu aletlerin neden olduğu masraf ve küresel ısınma yetmiyormuş gibi, bizi de tüketiyorlar yavaş yavaş. </span></span></strong></span></p>
<p style="TEXT-ALIGN: justify"><span style="color: #1f497d;"><strong><span style="font-size: small;"><span style="FONT-SIZE: 14pt">Gördüğünüz gibi hayat kolaylaşırken kısalıyor sanki. Kolay ve hızlı; fakat kısa. Bu manyetik kirlilik içinde, eğer dikkatli olmazsak, bizim küçükken birlikte yaşadığımız nine ve dedelerimiz, gelecekte birer masal olacaklar sanırım, insanların genç yaşlarda hayata veda etmelerine bakılırsa yeni nesil nine ve dedelerini tanıyamayacak çünkü. </span></span></strong></span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.karsiduvar.com/?feed=rss2&amp;p=522</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
